Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!

Emine Aydoğdu by Emine Aydoğdu
02/01/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
10
LAİKA’YA BARIŞ GETİRECEKLER MİŞ!
0
SHARES
727
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Duydunuz mu? Laika’ya barış getireceklermiş! Barış istiyorlarmış. Söylesenize! Barış, isteyerek elde edilecek bir şey mi? Siz buna inanıyor musunuz? Aslında sizin neye inanıp inanmadığınızın bir önemi yok, çoğunluk inanıyor ya da inanmış görünüyor. Laika’da sergilenen barış oyunu; içleri geçmiş, beyinleri küflenmiş bir yığın işbirlikçinin bilinçli olarak ortaya attığı düpedüz kandırmaca, tamamen uydurulmuş kötü bir senaryodan başka bir şey değil.

Barış olacaksa silahları kime satacaklar? Altın aramak için dağları nasıl delik deşik edecekler? Nükleer santralleri nasıl kuracaklar? Suları nasıl zehirleyecekler? Ormanları yok edip ağaçları nasıl kesecekler? Sağlıksız besinleri nasıl pazarlayacaklar? Hayvanları nasıl katledecekler? Rüşvet ağını nasıl kontrol edecekler? Hırsızlığı, yolsuzluğu nasıl yasal kılıfa büründürecekler? İnsan öldürmek, asmak, işkence etmek, haksız yere tutuklamak, sivil halkı bombalamak, mayın döşemek, faili meçhullere yenisini eklemek, bir gecede zengin olmak, hukuku rafa kaldırmak, yağma yapmak, uyuşturucu sevkiyatı yapmak, hapishane, karakol, yeni adalet evleri yapmak, kara para aklamak için hangi bahaneleri ileri sürecekler?

Ayrıca Laika’da şimdiye değin barış olmamış da şimdi mi olacakmış? İnsanların saygınlıklarının malına ve mevkisine göre belirlendiği Laika’da tuvaleti temizletenlerle temizleyenler arasında nerede duracağını netleştirmediğin sürece barıştan yana olsan ne olur, olmasan ne olur? Yönetenlerin basmakalıp sözcüklerini, sürekli parlatan ve koşullara göre kullanışlı hale getiren paralı akademisyenler, din görevlileri, gazeteciler ve tarihçilerin çöplük gibi büyüdüğü bu süreçte bir kısım toplulukların güç ve ahret düşkünlüğünü de ortaya serersek al takke ver külah hileleriyle gücü elden bırakmamak ve ellerindeki güçle kahraman olmak isteyen hevesliler barış barış diyerek, dem üstüne dem vuruyorlar.

Öyle bir heves ki gerçeğin ırzına geçip tamamen utanç içinde bırakıyorlar. Bu noktada iktidarın kendisi çeteci ve vurguncu bir siyasi anlam kazanarak sürekli ürettikleri yalanı meşrulaştırmak için yönettiklerinin barışa gönülden inanmasını sağlamak için her yolu mubah görüyor. Sergilenen bu oyunda her ne pahasına olursa olsun paranın, gücün ve iktidarın kontrolünü ellerinde tutup, daha fazla güç, daha fazla para, daha fazla kontrol ve daha fazla yönetme hırsını bileyerek olmayan itibarlarını yeşertmek istiyorlar.

Bu korkunç senaryonun hayat bulması için gerçeği öldürmek kâfidir. Gerçeği öldürmek için, yeni düşman, yeni kan, yeni güç, yeni sömürü ve yeni zulüm yollarını yaratmak zorundalar. Bir yandan barış derken, diğer yandan hapishane inşa etmekteler. Suçlu sayısı çığ gibi büyümekte ve her iki kişiden biri suçlu konumunda düşmüş durumda. Zaten Laika’ya şöyle bir bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

Laika öyle bir noktaya geldi ki; bu süreçte kafası bulanık felsefe grupları kuran şairler ve sanatçılar kum gibi çoğaldı. Bunların sanat adına savunulacak bir tarafları yok. Onlar da Laika devletinin ağzıyla konuşuyorlar. Sanat devlettin ağzının altında yaratılıyorsa bunun adı sanat değil, çöplüktür. Bu kesimin sanat adına üretimi çeşitli platformlarda devamlı pohpohlanmak ve görünür olmaktan öte bir şey değil; ancak böyle varlıklarını sürdürebiliyorlar. Gerçeği koklamak için sosyal medyada birazcık gezinmeniz yeterlidir. Bu kesim, yaşanan bu korkunç sürecin inandırıcılığını pekiştirmek adına yazık ki yönetenlerin el feneri olmuş durumdalar.

İşçilerin hak mücadelesine bakarsak; ancak günün birinde kendileri patron oluncaya değin süren mücadeleden öte bir anlam taşımıyor. Paranın gücü her kesimi öylesine kirletti ki; köylüler için bile yumurtayı ve kaymağı kimin satın aldığı değil, parayı kazanmanın daha önemli olduğunu söyleyebiliriz. Din adamları yalancı, doktorlar bilgisiz ve paragöz, avukatlar için ise suçluyu veya mağduru savunmak arasında hiçbir fark yok. Müteahhit ve mühendisler ölüm tacirleri, hesaplarını daha işin başında yapıyorlar, tuğladan, çimentodan, demirden, tasarruf ederek yıkılan yok olan hayatlar üzerinden kendilerine devasa mali kaynak sağlamaktadırlar.

Zalimlerin kendi aşağılık niyetlerinden başka bir şeyle ilgilenmedikleri Laika doğum sancıları içinde debelenirken, kirli ve on yıllar boyunca koca bir ulusun güvenini çaldıkları için barışın hırsızlarınkinden bile rezil faşist ellere teslim edilmesine engel olamayan bir kısım yurtsever, halkın gücünü savunan Robespierre gibi olmanın artık hayal olduğunu inanmış görünüyor. Büyük değişikliklerin gerçekleştiği dönemlerde herkes vaaz veriyor, vaazın yeri kiliseler ve camilerdir. Aptalca söylevlerle beyinlerin ırzına geçilirken, iktidarda bulunanlar sürekli buyuruyorlar. Buyuranlar hangi siyasetin bayrağı altında yer alırsa alsınlar hepsi de birbirinin tıpatıp aynı olan zorbalar. Laika’da iki tür insan var; yönetenler ve yönetilenler. Siyah ve beyaz gibi. Renk, dil, din, ırk, cinsiyet, mezhep, siyasi görüş ve inanış v.s. bunlar insan olmanın temel kriterleri değil. Bunlar önemsiz ayrıntılar. Asıl önemli olan yöneten misin, yönetilen mi? Sana uygun gördükleri asgari ücreti sorgusuz sualsiz alıyor musun, almıyor musun? Önümüze içi asgari ücret dolu kemiği attıklarında elimizi kalbimizin üzerine koyup hizmet etmeye devam ediyor muyuz, etmiyor muyuz?  İşte her şey bu noktada düğümleniyor.

Ulusal bayramların hangi sloganla hangi bayrak altında kutlandığının da hiçbir önemi yok. Tanrı, papa, imam, noter, parti militanı, parti başkanı, sendika başkanı, başbakan, reis, diktatör, cellât, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri v.s. kim olursa olsun hepsi ortak bir paydada buluşuyor; para güç ve iktidar.

Özgürlüğü için kaygılanan binlerce insanın bulunduğu Laika’da gerçeği görmek isteyenler bu puslu havada ancak bulutların üstüne sıçrayarak hakikati görebilir.

Yönetenlerin saldırgan duruşlarından, korku salan çatık kaşlarından, köpüren ağızlarından saçtıkları güç, sadece saray tiyatrolarında fiyaka yapmaktan ibarettir. Yalanın yankısını kitlelere yaymak, ateşi körüklemekten daha dehşet vericidir. Bu dehşeti durdurmak için itaatsiz, asi ruhlu, iblis, isyancı olmaktan başka bir yol gözükmüyor.

Laika’da yaşayan herkesin yaşamı savaş içinde yol aldı ve almaya devam ediyor. Ne yazık ki Laika halkı barış yapacağız yalanlarına inanarak bütün ömür mevsimlerini korku içinde geçirdiler. Riskini ve bedelini ödemeyi göze alıp irademizi on yıllardır savaşı yaratıp, ölümü kutsayanlara, sonra da barış istiyoruz diye ciyak ciyak bağıranlara çevirmediğimiz sürece aldatılmaya devam edeceğiz.

Faşist orospu çocuğu zengin mülk sahiplerine itaat etmeyi kabul ettiğimiz ve onların tuvaletlerini temizlediğimiz sürece ezilenler için barış nedir ki? Yönetenlerin tanrılarını alt etmek için bir arada ve uyanık olmalıyız. Faşistlerin tanrısının suretini yerle bir etmedikten sonra barıştan söz etmek aptallıktan başka ne olabilir ki?

Görmüyor musunuz her yanda kötü bir atmosfer hüküm sürüyor. Kapatıldıkları hapishanede ömürleri çürüyen, sağlıksız koşullarda ter döken yüzlerce siyasi tutuklunun yaşamıyla, paranın sahibi birinci mevki yolcuları okyanusların ılık esintilerini ciğerlerine çekerek barış için Laika’nın arka güvertesinde keyiflerine keyif katarak barıştan söz edebiliyorlar.

Onca kaygı, onca korku, onca büyük değişiklikten sonra gerçekten barış olabilir mi? Ekmeğe muhtaç hale gelmiş bir toplum, gerçekten barışa inanabilir mi? Barış olabilmesi için Laika’da faşist yönetim hiyerarşisi tümüyle yerle yeksan olması gerekir, yoksa gerisi aldatmacadır.

Silahlı savaşı “Cihat” olarak meşru kılan bir gelenekten gelen iktidardan barış beklemek tamamen aklını yitirmektir. Her koşulda emperyalizmin ayakları ucunda kıbleye duran bu zorbalar ve işbirlikçiler barış getirebilir mi?

Barışa inanmış Laika’nın fazla uzamış sükûneti, sadece yeni doğmuş bir bebeğin her şeyden habersiz ağlayışının kırmaya cüret edebildiği bu korku atmosferi içinden özgürlüğe tutunarak çıkmaktır. Ve hayatı her zamanki dinginliğine, teslim etmek için bugüne kadar oluk oluk akıttıkları kanın hesabını vermeyenlerin getireceği barışı kökten reddetmek ise vicdani bir sorumluluktur.

Laika’da bugüne değin kanla yıkanan yaşam mevsimi, her geçen saat, barışı bekleyerek solmaya devam edecektir.

Rüzgâra bile tehditler yağdıran bu zorbalar mı barışı getirecek? Zamanın içinde akıp gidiyoruz. Bu süreç öyle tehlikeli ki, Laika kapkara bir yangın ormanına dönüşmüş ve içten içe yanıyor. İnsanın kimin için eziyet çekip, kime ümit bağlayacağını asla bilemeyeceği bir karanlık kuyunun içinde gittikçe dibe çökerken hâlâ barışı bekliyoruz.

Tags: Emine Aydoğdu
Previous Post

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2025 bilançosunu açıkladı: 161 bini aşkın soruşturma dosyası

Next Post

Yargıtay’dan kamulaştırma davalarında emsal karar: Yasal faiz değil en yüksek faiz uygulanacak

Emine Aydoğdu

Emine Aydoğdu

Dinamik Dergisi’nde çıkan yazılarıyla ilk kez yazın dünyasına adımını attı. Makine Mühendisleri Odası’nın meslek dergisinde yazıları yayımlandı. Uğur Mumcu Yaratıcı Yazarlık seminerlerine, Özgür Üniversitesi’nin Küresel Emperyalizm ve Kapitalizm üzerine derslerine, Ulus Baker’in Spinoza üzerine söyleşilerine katıldı. Sokak Yazarları Dergisi’nin oluşturulup gelişmesinde önemli katkıları oldu. Bu dergide öykü ve şiirleri yayımlandı. Anayasa, Anayasa Yargısı, Kararlar Dergisi ve İnsan Haklarına ilişkin yayınlar başta olmak üzere, yüze yakın hukuk kitabının editörlüğünü yaptı. “TEMMUZU BEYAZA BOYADIM” adlı öykü kitabı, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Mart 2001’de yayımlandı. “TEŞKİLÂTI ESASİYE’DEN GÜNÜMÜZE ANAYASALAR” adlı çalışması Palme Yayıncılıktan Mayıs 2005’te yayımlandı. “ADO” adlı öykü kitabı, Yoğunluk Dergisi tarafından 2006’da yayımlandı. “BİR ISLIK ÇAL” adlı öykü kitabı, Favori Yayınlarından 2014’te yayımlandı. “DÜNYA BİR AVUÇ” adlı öykü kitabı, Tulpars Yayınlarından 2016’te yayımlandı. “AFORİZMALAR” adlı kitabı, Artshop Yayınlarından 2018’te yayımlandı. “KİMSE İNANMIYOR BANA” adlı öykü kitabı SRC yayınlarından 2024’te yayımlandı. Çeşitli gazetelerde denemeler yazmış, kimi televizyon kanallarında edebiyat söyleşilerine katılmış, Halk Evlerinde ise gençlere edebiyat ve sanat üzerine seminer vermiştir. “Sokak Yazarları, Evrensel Kültür, Yaşam Sanat, Yoğunluk, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Tavır, İlk İnci, Nikbinlik, Çağdaş Yaşam, Bağlaç, Ekin Sanat, Kıyı Dili, Çağdaş Türk Dili, Bulut Yazar, Sarmal Çevrim, Eliz Edebiyat, Edebiyat Nöbeti, Lacivert, Edebiyat Kolektifi, Güney Dergisi, Çini Kitap, MYART Sanat Dergisi, Altı Yedi, adadergi.com, cigdergisi.com,” gibi kültür sanat ve edebiyat dergilerinde öyküleri ve şiirleri, “Feniks, İnsanokur.org, Çerçi Sanat, adananewstv.com, Son Baskı, Edebiyat-Kültür Sanat ve Farkındalık, Yaşa-Der Platformu (Yazar Şair ve Sanatçı Dernekleri Platformu) Yobazlıkla Mücadele, Kürecik TV Kültür Sanat Edebiyat, Solmedya.com ve sendika.org’da denemeleri ve öyküleri yayımlanmıştır. BUDEP (Bursa Dergiler Platformu) çatısı altında düzenlenen Bursalı edebiyatçıların “Kış Buluşması” 2025 yılının Mart ayı etkinliğinde, ortak inisiyatif ile belirlenen ve “Bursa’dan Edebiyata Katkı” adıyla verilen 2024 Yılı Bursa’dan Öykü/Romana Katkı Ödülüne layık görülmüş ve “2024 Bursa’dan Öyküye Katkı Ödülü” ile onurlandırılmıştır.Gazetemizde “Öykü Köşeşi” yazarı olarak öykü ve deneme yazmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı
Kitap Önerileri

Yeraltından Yükselen Sessiz İsyan: Emine Aydoğdu’nun yeni kitabı çıktı

09/04/2026
TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ
Manşet Haberler

TANRILARIN DOĞUŞU İNSANI KÖLELEŞTİRDİ

08/03/2026
BİR YUMAK HAMUR
Manşet Haberler

BİR YUMAK HAMUR

09/02/2026
VENEZUELA VE EMPERYALİZM
Manşet Haberler

VENEZUELA VE EMPERYALİZM

19/01/2026
KEDİ
Manşet Haberler

KEDİ

15/12/2025
CEHALET FOSEPTİĞİ
Manşet Haberler

CEHALET FOSEPTİĞİ

12/11/2025
Next Post
Yargıtay’dan kamulaştırma davalarında emsal karar: Yasal faiz değil en yüksek faiz uygulanacak

Yargıtay’dan kamulaştırma davalarında emsal karar: Yasal faiz değil en yüksek faiz uygulanacak

Comments 10

  1. Mehehmet Nurkut İlhan says:
    4 ay ago

    Merhaba Emine. Barış emek harcamadan, insani duyguları özümsemeden, tüm canlılara saygı duymayı bilenlerin sağlayacağı bir durumdur. Barış kutsaldır ve devamı zordur arkadaşım. Barış deyip savaşı sürdüren karillerin olduğu bir dünyada barış da yalan olmuş arkadaşım. Dünya şiderimiz Mustafa Kemal Atatürk ne güzel betimlemiş; YUTTA SULH DÜNYADA SULH vecize sözü ile. Emeğine sağlık can arkadaşım🙏❤️👏❤️🙏☃️

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      4 ay ago

      Çok teşekkür ederim sevgili yazarım.
      Güzel yüreğine selam olsun.
      Esenlik dileklerimle.🕊

      Yanıtla
  2. Züber says:
    4 ay ago

    Her zaman olduğu gibi güzel bir yazı.Emine Erdoğdu severek okuduğum bir yazar.Toplumsal gerçekçi bir anlayışla bizleri hem toplumla,hem de kendimizle yüzleştiriyor.Gerçeği yüzümüze çarparcasına ayıltıyor bizleri.Toplumun ruhunu karartmış gücün parazit kalemlerine meydan okurcasına.

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      4 ay ago

      Sevgil Züber,
      Çok naziksin, teşekkür ediyorum sana.
      Selamlar sevgiler gönderiyorum.🕊

      Yanıtla
  3. İsmail Hüyüklü says:
    4 ay ago

    Merhaba Emine hanım. Belki bir şeyler değişir diye umutlanıyordum. Ama gerçekleri o kadar net tespit etmişin ki valla hiç umudumuz kalmadı arkadaşım.
    Tek hedef İktidara paraya ve güce sahip olmak geriyanı boş laf.
    Her zaman ki gibi çok gerçekçi ve güzel bir yazı olmuş tebrik ediyorum. Kalemine yüreğine sağlık. Selamlar

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      3 ay ago

      Çok teşekkür ederim sevgili can arkadaşım.
      Güzel yüreğine selam olsun.
      Günün neşeli geçsin selamlar.

      Yanıtla
  4. Metin SIMSEK says:
    4 ay ago

    Kalemine yüreğine sağlık sevgili Emine.

    Yanıtla
    • Emine Aydogdu says:
      3 ay ago

      Teşekkür ediyorum sevgili Metin,
      Güzel bir gün diliyorum.
      Selamlar sevgiler.

      Yanıtla
    • Şentürk aydemir says:
      3 ay ago

      Kalemine yüreğine sağlık sevgili arkadaşım.gerçekleri yüzümüze çarpmaya devam

      Yanıtla
      • Emine Aydogdu says:
        3 ay ago

        Çok teşekkür ederim sevgili arkadaşım.
        Selamlar sevgiler gönderiyorum🕊

        Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak ticari gemilere açık olduğunu açıkladı. Donald Trump ise İran’ın boğazı “bir daha...

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

by Sonhaber
18/04/2026
0

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırıların ardından sosyal medyada yayılan tehdit içerikli paylaşımlar üzerine güvenlik birimleri harekete geçti. Bursa ve...

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

by Sonhaber
18/04/2026
0

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 21 Nisan’da Lüksemburg’da gerçekleştirecekleri toplantıda İsrail’e yönelik olası yaptırımları yeniden gündeme alacak. Diplomatik kaynaklara...

Gülistan Doku soruşturmasında yeni tutuklamalar: Dosyada sayı 8’e yükseldi

Gülistan Doku soruşturmasında yeni tutuklamalar: Dosyada sayı 8’e yükseldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen dosyada iki şüpheli daha tutuklandı, toplam...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik