Bir insan, aynı zamanda bütün bir dünyadır.
Yazarın acısını, sessizliğini ve isyankârlığını bilmek istiyorsanız—
Sevgili Emine Aydoğdu’nun, kendini en içten sessizliğiyle anlattığı Yeraltının Öfkeli Damarı’nı okumalısınız.
Bu kitabı sadece okuyarak anlayamazsınız; onu gerçekten dinlemeniz, hatta dinletmeniz gerekir.
O zaman yazarın anlatmak isteyip te anlatamadığı dünyasına, derin ruhî yolculuğuna ve aynı zamanda kendi dünyanıza doğru bir yolculuk başlatmış olursunuz.
Yeraltının Öfkeli Damarı, öfkeyle kendini dayatmıyor; öfkeli sessizliğiyle kurduğu anlatı gücüyle sizi usul usul kendi dünyasına çekiyor. Aynı zamanda yazarın ruhunu, içindeki isyanı; doğaya, insana ve en masum duygulara duyduğu açlığı da adım adım görünür kılıyor.
“Coğrafya kaderdir” misali, Yaşar Kemal’in Çukurova’sında nasıl ki her acının, her taşın, her ağacın, her insanın ve her hayvanın her baskının, normalmiş gibi olan adaletsizliğin, bir hikâyesi varsa; burada da toprağın altında biriken öfke, bastırılmış duygu ve acılar ve söylenememiş sitemler gün yüzüne çıkmak için sessiz fakat gürültülü kelimelere sığınıyor adeta, sessizliğiyle haykırıyor.
Kendini anlatıyor aynı zamanda bizleri anlatıyor, bazen “Yalnızlığını bir kediye, bir ağaca, bir taşa, fakat asla masum çocukluğuna değil, tam tersine yazdığı gibi “Burnun sızlaması, gözyaşından daha acıymış” gerçekliğini hatırlatmış. Çünkü acı, “anlatılmaz ya yaşanır ya da yaşatılır”.
İyi ki anlatmış, Yeraltının Öfkeli Damar’ının okuru bol olsun.
Veysel Tekin
Vegan Yayıncılık etiketiyle okurla buluşan Yeraltının Öfkeli Damarı kitabına buradan ulaşabilirsiniz?













Sevgili Veysel,
Öyle güzel, öyle özenle, öyle içten sözcüklerle anlatmışsın ki; emin ol bir okuyucu olarak ben de kitabı yeniden okuma isteğini kamçıladın desem sanıyorum abartmış olmam.
Yüreğine, duygularına ve düşüncelerine kalben teşekkür ediyorum sevgiler selamlar gönderiyorum güzel yüreğine…
Güzel emeğin o kadar net görülüyor ki, pozitif tepkisiz kalmak imkânsızdı.