Neyi bekliyorsunuz?

HomeManşet Haberler

Neyi bekliyorsunuz?

Hüseyin Habip Taşkın
16.01.2022

Birlikte 1980 öncesine kısaca gidelim. Zamlara, hayat pahalılığına, faşizme karşı devrimci muhalefet ülkemizin her yerindeydi. Devlet aygıtları devrimcilere karşı kullanılsa da devrimci hareketlerin bir ağırlığı vardı.

Mitingler, bildiriler, duvar yazıları, korsan mitingler daha farklı eylemliklerle zamlar, baskılar, tehditler protesto edilirdi.
Mitinglerde on binler, yüz binler şehirlerde toplanırdı. Korsan mitinglerde beş yüzü, bini, üç bini, beş bini sayıca bulan şehirlerimiz vardı. Her yapılan eylem ses getirirdi.
Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, gecekondularda, sokakta, mahallelerde ve her yerde devrimcilerin halkla ilişkisi vardı. Sanat ve edebiyatta da devrimciler vardı.
12 Eylül 1980 askeri darbesinde cezaevlerine doldurulan devrimci hareketlerin askeri darbeye karşı birlikte eylem birliği yapması vardı.

Konuyu fazla uzatmadan günümüze getireyim. AKP+MHP’nin baskısı, tehdidi durmadan artıyor. Hedefini büyüterek kendisinden olmayanın üzerini hemen çiziyor. Devletin tüm olanaklarını bu işte kullanıyor.

Zamların altında yoksullar, emekliler, çalışanlar, işsizler, her kesim inim inim inletiliyor. Zamları otomatiğe bağladılar. Muhalefet cephesinin varlığı sönüktür.
Devrimci yapılar olsa da ortada ağırlığını koyacak bir devrimci yapı yoktur. Çelişkilerin, zıtlığın derin olduğu bir dönemde devrimci yapıların birlikte hareket oluşturamadığından, sermayenin, devletin gücü altında çıkan sesler duyulmuyor. Hatta alana çıkanı baskıyla engelliyor.

Devrimci yapılar faşizme karşı samimice birleşmelidirler. Kendi çalışmalarına da devam etsinler. Dergilerini, gazetelerini çıkarsınlar. Dönem, ben o devrimci yapıyla birleşmem demenin zamanı değildir. Eğer birleşilmezse devrimcilerin kafasına daha çok sopa inecektir.

Newer Post
Older Post
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments