Sosyal, siyasal, ekonomik, ekolojik ve kültürel gelişim hem ülkenin hem toplumun niteliğini ve yaşam kalitesini arttırır. Düne kadar siyaseten ilişki ve çalışmaların önemli olduğu düşünülürdü; bugün sanatın siyasetten de önemli ve değerli olduğu gerçeğini kabul etmeyen yok neredeyse. Siyaseten başarmak belki kolaydır, ama düzeyin düşmemesini sağlamak ancak sanatla olabilir.
Bir örnek… Düzce
Tarihi geçmişi ne kadar derin olsa da siyaseten geçmişi hayli karanlık. Anımsayınız, faili meçhulleri. Ancak bugün, Valilik, Rektörlük, Belediye ve diğer kurumların girişimiyle kotarılan Düzce Konuralp Uluslararası Film Festivali ile çok daha farklı bir yapı görüyoruz.
Anadolu’nun kadim yerleşim merkezlerinde -eskiden panayır ve fuarlar vardı- sanat etkinlikleri, paneller, çalıştaylar yapılırsa sadece kültürel gelişme yaşanmaz; ekonomik olarak da hareketlilik yaşanır, sosyal ilişkiler güçlenir. Düzce’de 15 Mayıs’ta başlayan Konuralp Film Festivali, ilginçtir dünyaca ünlü, sanatsal ve/veya magazinel ilgiyi üzerinde toplayan Cannes’la aynı günlerde yapılıyor.
Tarihin derinliklerinden…
Düzce, aslında, gündeme taşıyamamış bir kent. Yeni bir vilayet olmasının da etkisi var kuşkusuz, ama çok eskilerden beri süregelen kültürel birikimini duyuramadığını da kabul etmeliyiz. Peki, bir kent kendisini nasıl ve neyle tanıtır? Kuşkusuz kültür ve sanatla… Yerel kültür, ne yazık ki ülkemizde -hâlâ- yok sayılıyor. Onca el işi, onca mutfak sanatı, onca tarımsal birikimden kimsenin haberi yok. Her ne kadar Düzce Üniversitesi Mutfak Sanatları Merkezi ile bu alana el atmışsa da, yeterli olmadığı, daha büyük bir çaba harcanması gerekliliği çok belirgin. Tabii ki, yıllar içinde bu gelişecektir.
Film festivali, ister ulusal isterse uluslararası olsun muhakkak ki büyük önem taşıyor ve büyük işler başaracak denli ufku geniş bir etkinlik. Ancak, festivalin üniversite bünyesinde olması, yeterince duyurulamaması gibi nedenlerle halkın desteğini alması zor gözüküyor. Bunun için gerçekten çok, çoktan da çok çalışılması gerekiyor. Aslına bakarsanız, baharın gelişiyle birlikte kırsalda işlerin artmasına da bağlı olarak halkın zaman bulabilmesi, sinema salonlarına gelebilmesi zor. Bu, sadece Düzce için değil, hemen tüm yerleşim merkezleri için geçerli bir mazeret. Peki, bunu kırmak mümkün olabilir mi? Tabii ki, olabilir, olmalı da. Madem Valilik düzenliyor, madem üniversite de bu festivalin merkezinde, diğer kurum ve kuruluşların da desteği alınmış… Sinemayla sınırlamak (burada bir hususu dikkatinize sunmak isterim… Sinema sınırsız bir özgürlük ve mutluluk kaynağıdır. Ancak salona ihtiyacı var, ister istemez, tekniğe, ihtiyacı var) yerine sanatın tüm dallarını da içeren bir etkinliğe dönüştürülse… Açılıştaki dinleti, Düzce sokaklarında, parklarında, okul bahçelerinde sürdürülse… Her gün, belki de üçer ezgiyle birkaç alanda yapılsa, evinde çocuğunu bırakıp da sinemaya gidecek fırsatı bulamayan anne de, gidiş gelişi zor olan yaşlılar da, işinin yakınında olduğu için bir şarkılık da olsa o heyecanı yaşamak isteyen de yararlanabilecek. Bu çok zor bir şey değil. istemek yeterli.
Büyük etkinlik…
Düzce Valisi Selçuk Aydın genç bir bürokrat, belli ki sanata kültüre de değer veriyor. Birçok vali, belediye başkanı bu tür “baş ağrıtacak” ya da “boş iş” olarak nitelendirilecek işlere girişmez. Öte yandan sadece Valilik değil Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ile Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir gerçekten dayanışma ve eşgüdümle bile isteye, severek sürdürüyorlar çalışmalarını (gönül ister ki, her ilde böyle olsun). Düzce Konuralp Uluslararası Film Festivali, 15-18 Mayıs tarihleri arasında, hem hafta sonu tatilini içine alan hem de arkasından Gençlik ve Spor Bayramı geleceği için dinlenme fırsatı da var. Bu yılın Aile Yılı ilan edilmesine de bağlı olarak Düzce Film Festivalinde, “Aile” temalı bir filme özel ödül verilecek.
Açılışa, ağırlıklı öğrenci olmakla birlikte coşkulu bir kalabalık katıldı. Gerek onur konuğu Hülya Koçyiğit gerekse Sinema Genel Müdürü Birol Güven’e ilgi yoğundu. Öğrenciler haklı olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven’den daha geniş olanaklar, daha büyük destekler ve dayanışma bekliyordu.
16 Mayıs Cuma günü yoğun bir gün biz izleyicileri bekliyor. Düzce’deyseniz ya da yakınlardaysanız bu festivali ve birbirinden ilginç (81 ülkeden 1312 film katıldı) filmleri kaçırmayın.
Küçük bir özür…
Bulunduğumuz oteldeki internet sorunu nedeniyle bu yazıyı nasıl yollayabileceğimi düşünürken birçok şeyi unuttuğumun farkındayım. Demek ki, sanatla teknoloji birlikte yürümeli. Kültür kadar turizm için de gerekli internet…



























