Hapishanedeki “Kült Başkan” ve Bir Çocuğun (Ç)ağrısı

HomeYazarlar

Hapishanedeki “Kült Başkan” ve Bir Çocuğun (Ç)ağrısı

 

Kulübelerin yoksulluğu üzerinden yoksulları bir araya getirebilmek…

Kulübelerin yoksulluğu, Kürtlerdir. Kulübelerdeki yoksulluk Alevilerdir. Kulübelerdeki yoksulluk kentlerde kiralarını ödeyemeyen, sokaklarda yaşayan, kâğıt toplayan, ekmek kuyruklarına giren, aylarca et yiyemeyen, fakirlik sınırının altında yaşayan milyonlardır.

Kulübelerdeki yoksulluk katledilen kadınların öfkesidir, onların haykırışıdır, onların inkâr edilen haklarıdır, yok sayılan sözleşmesidir…

Kulübelerdeki yoksulluk hapishanelerdeki tıklım tıklım doluluktur, hasta tutsakların ölümüdür.

Ve dili pelte bir çocukla birlikte milyonlarca çocuğun sesidir. Kral çıplak diyenlerin…

Bir sokak röportajında sorulan soruya cevap veren büyük annesinin elinde tutmuş sekiz yaşındaki bir çocuğun, büyük annesinin saraya alkış cümlelerine inat, dili pelte o küçük çocuğun mikrofona başını uzatarak -Demirtaş’ı kastedip- “Kült Başkan”ı istiyorum diyen çocuğun saraya meydan okumasıdır.

İle Bağlacının Gerici Hâli

Sınıfsal temelli bir kavganın / mücadelenin içinde “ile”li bir bağlaç olmaz, Kürt ile Türk, Alevi ile Sünni, kadın ile erkek gibi bağlaçlar fazlaca bağlayıcıdır.  “İle” ile tamamlayıcı bağlaçlar birinin verilmemiş hakkının öteki üzerinden ertelenmesi ve ötelenmesidir. Bu bağlaç, görmezden gelen bir bağlaçtır ve bu dil saraylı bir dildir, fazlaca parlamenterdir.

“İle”ler ile devam eden bir dil ve akıl bir süre sonra da “hepimiz aynı gemideyiz”e doğru yol alır. Sonrası malum, vatan, millet, Sakarya ve “beka!” meselesi.

Kulübelere Barış Saraylara Savaş*

Fransız Devrimi ile ortaya çıkan ve “Hessen köylülerine çağrı” olarak kaleme alınan bir bildirinin özetidir “kulübelere barış saraylara savaş.”  Bu çağrı özünde 19.yy’dan itibaren artık mülk sahibi sınıfların yok edilmesi gerektiğini temel alan sınıfsal, siyasal ve devrimci bir akımın yansımasıdır. O dönemde bu çağrı yaygınlaştıkça burjuvazinin yayın organlarının “dikkatli olun” çağrılarıyla birleşmiştir. The Times gazetesi 1844 yılında yayınladığı bir baskısında şöyle demektedir: Kulübelere barış, saraylara savaş! Çok geçmeden bütün ülkelerde duyulabilecek dehşetli bir savaş narasıdır. Zenginler dikkatli olsun. Engels, “İngiltere’de emekçi sınıfların durumu” isimli ilk yapıtında bu makaledeki vurguya dikkat çekerek burjuvazinin sınıfsal çıkarlarının ne kadar farkında olduğunu belirtmiştir.

Bugün de durum o günden pek farklı sayılmaz. Bu gerçek, bugün de tüm sıcaklığıyla yoksulların kulübelerindeki yerini hâlâ dün gibi koruyor. Farkında olmalı bazıları!

“Kulübelere savaş, saraylara barış” sadece o dönemin derin gericilik çağının boyutlarını göz önüne sermiyor, bugünün modern saray yönetimlerinin de gerçeğini gözler önüne seriyor.

Ve bu sebepledir ki bugün kulübedeki bizlerin, saraylardakiler adına verebilecekleri bir savaşları yoktur. Kulübeler ve içindekiler birleşmeli.

Biz saraylılarla aynı gemide değiliz bilinci ve sesi yükseltilmeli, amasız ve bağlaçsız…

Barış neyi unutacağımızın ve neye koşacağımızın bilincidir, çünkü biz kulübedekiler saraydakilerle aynı gemi de değiliz. Gemi su alıyorsa da alsın.

Yarına hazırlık yapanlar bugünün sosyal, siyasal ve ekonomik yükünü yine bize yükleme çabasındalar. Meydanlarda 2023 hesabı yapanlar; yok efendim Cumhuriyet kurulurken Osmanlının tüm borçlarını üstlenmiş! Biz kulübelerdekilerin parası olmadı ki borçları olsun, borç sarayın ve sarayı da kim alacaksa borçları da onlar üstlenir.

O “İle” Bağlacının Olmadığı O Gün…

Bütün bağlaçların bağlayıcı olmaktan çıkacağı o gün, işte o gün amasız cümleler de bir mahkeme salonunda hukukun üstünlüğü olacak, bin yıllık o adalet terazisi nasıl da gülümseyecek sanık sandalyelerine.

Çocuk suç olmaktan çıkacak o gün

Ve o gün aşk da, şiir de, gökyüzündeki o sonsuz ve sınırsız mavisi gibi yeryüzün adaleti ve barışı kalacak.

*1789 Fransız devriminde ilk olarak kullanılan ve sonrasında Alman devrimci Georg Büchner’in köylülere hitaben yazdığı ‘Hessen Halk Bildirisi’nden.

 Mazlum Çetinkaya

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments