Pazar, Nisan 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

İZMİR SUİKASTI GİRİŞİMİ

Ahmet Hulusi Kırım by Ahmet Hulusi Kırım
19/12/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye, Yazarlar
A A
1
0
SHARES
56
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Ahmet Hulusi Kırım

İZMİR SUİKASTI GİRİŞİMİ-MUHALİFLERLE SON HESAPLAŞMA

                                                                                                    “Hürriyetsiz bir memlekette yaşamaktansa

                                                                                                      Namusuyla ölmek daha hayırlıdır.”

                                                                                                                                                      Ziya Hurşit

  1. Kemal, yoksulluk ve sömürü nedeniyle memnuniyetsiz olan halkın tepkisini yumuşatmak amacıyla yurt gezisine çıkma kararı alır.8 Mayıs 1926’da Ankara’dan ayrılıp birçok şehri ziyaret ettikten sonra Balıkesir’e gelir. Resmi tarihe göre,14 Haziranda İzmir’e doğru yola koyulacağı sırada İzmir valisinden bir telgraf alır. Kendisine karşı bir suikast tertibinin ortaya çıkarıldığından bahisle İzmir’e gelmemesi istenir. İddiaya göre suikast, M. Kemal yemiş caddesinden geçerken Ziya Hurşit, Laz İsmail ve Gürcü Yusuf tarafından gerçekleştirilecek, failler suikast başarılı olduktan sonra Giritli Şevki’nin motoru ile Sakız adasına kaçacaklardır. Suikast planını iddiaya göre Giritli Şevki İzmir Valisine telgraf ile ihbar etmiştir.

Telgrafa rağmen M. Kemal İzmir’e hareket eder ama yolunu değiştirerek Çeşme’ye gider. Oradan Fahrettin Altay ile muhabere kurarak operasyonu yönetir.

Suikast girişimi doğruydu. Zaten Ziya Hurşit de bunu çeşitli defalar dillendirmiş, hatta daha önce Ankara, sonra da Laz İsmail ile sevgilisi Naciye Hikmet suikastı gerçekleştirmek için Bursa’da keşifler yapmıştı. En sonunda, İzmir’de karar kılındı.

Gurup, suikast hazırlıklarını yaparken hükümet de boş durmaz. Bir taraftan Meclis Başkanı Kazım Özalp’İn çiftliğinin baş kahyası Sarı Efe Edip, diğer taraftan MAH elemanı Naciye Hikmet, sevgili  tezgahıyla Laz İsmail’i tuzağa düşürüp ajan olarak oluşuma sokulup, hazırlıklar günü gününe takibe alınır.

Resmi tarih, suikast girişimini farklı anlatsa da, M. Kemal’in İsviçreli gazeteci Hudenbrand’a söyledikleri anlatıyı doğrulamıyordu.

“Katiller benim yıllardır davamla özdeşleşmiş ve benim sadık bir dava arkadaşım olan bir kadını İğfal ettiler. Bu kadına, aldığımda patlayacak şekilde, içine bomba yerleştirilmiş bir buketi bana sunmak menfur görevini vermişler.”

Mülakat kafa karıştırıcı idi. Çünkü resmi anlatının hilafına, dava arkadaşı dediği Naciye Nimet guruba sızmış bir MAH elemanıydı. Nitekim görevini yapan bu kadın, İstiklal Mahkemesinde usulen yargılansa da nihayetinde beraat ettirildi. Diğer ajan Sarı Efe Edip ise İstiklal Mahkemesinde, hizmetlerinden bahsedip herkesi suçlamasına karşın, gelecekte konuşmasın diye idam edildi.

Operasyon başladığında ilk olarak eski Lazistan mebusu Ziya Hurşit alındı. Takiben Çopur Hilmi, Laz İsmail ve Gürcü Yusuf da yakalandı. Bu andan itibaren büyük bir tutuklama kampanyası başladı. İsmet İnönü’nün emriyle suikast girişimiyle doğrudan bağlantılı olanlar haricinde Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası üyeleri ve eski ittihatçılar da tutuklandı. Tutuklananlar arasında Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy,Refet Bele,Cafer Tayyar Eğilmez,Bekir Sami,Rüştü Paşa ile TCF’nın milletvekilleri ve eski ittihatçılardan Maliye Nazırı Cavit Bey,Dr. Nazım,Yeni Bahçeli Nail ve Filipeli Hilmi gibi önemli isimler de vardı. Eski Başbakan Rauf Bey ile Adnan Adıvar, tedavi için yurtdışında oldukları için tutuklanmaktan son anda kurtuldular. Kara Kemal ile eski Ankara Valisi Abdulkadir ise kaçmışlardı. Daha sonra bu kişiler yakalanıp bir iddiaya göre infaz edildiler.

Suikast zanlıları, “Suikastçılar”,”Onlarla ilişkili olanlar” ve “Eski İttihatçılar “ olarak üçe ayrılmıştı.49 kişilik ilk iki gurubun yargılanmasına 26 Haziran 1926’da “üç Aliler Divanı” olarak adlandırılan “İstiklal Mahkemesinde” başlandı. İlk gün sorguları yapılan sanıklar girişim safhasında kalan suikastı kabul ettiler. İkinci gün yargılanan paşalar ise suçlamayı kabul etmeyerek, hükümetin zaten bu suikast hazırlığından haberdar olduğunu, hatta suikastçılar arasına emekli Jandarma yüzbaşısı Sarı Efe Edip’i ajan olarak soktuğunu ileri sürdüler. Söylemek istedikleri, suikast girişiminin kendilerinin tasfiyesi için kasten engellenmediğiydi. Neticede 15 kişiye idam cezası verildi. Paşaları ise, ordunun baskısıyla asamadılar.

İstiklal Mahkemesi aracılığıyla ilk perdesi büyük başarı ile sonuçlanan tasfiye sürecinin ittihatçıları hedef alan ikinci perdesi ise 2 Ağustos 1926’da Ankara’da açıldı. Haklarında hiçbir kanıt olmadığı halde eski ittihatçı Cavit Bey, Dr. Nazım, Ardahan mebusu Hilmi ve Nail Beylere idam, Rauf Bey, İzmir Valisi Rahmi Bey’de dahil yedi kişiye 10’ar yıl kalebentlik cezası verildi.

HESAPLAŞMA SÜRECİ

Ulusal mücadelenin önder kadroları arasındaki parçalanma esas olarak 1924 senesinde keskinleşir. İki kanat arasındaki diyalog tamamen kesilir. Mevcut rejimin uygulamalarına tepki gösteren eski komutanlar 17 Kasım 1924 tarihinde Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrasını kurarlar. Fıkra kurulur kurulmaz halk da büyük bir rağbet görür ve seçimleri kazanma ihtimali büyük çapta belirir. M.Kemal muhalefetin varlığını sürdürmesi halinde iktidarı kaybedeceğini fark eder. Fıkradan ve kurucularından kurtulmak için çeşitli çareler düşünülür.

İzmir suikast girişimine giden yolda önemli bir kilometre taşı olan “Şeyh Sait İsyanı” nı anlamadan suikastı kavramak mümkün değildir. Doğu’da isyana yönelik kıpırtılar başladığında, Hükümet bildiği halde hiçbir tedbir almadı ve 13 Şubat 1925’de Şeyh Sait isyanı başladı. Bölgede hemen sıkıyönetim ilan edilip Başbakan değişimi yaşandı. Ilımlı Fethi Okyar’ın yerine İsmet İnönü Başbakan oldu. 4 Mart 1925’de Takrir-i Sükun Kanunu kabul edildi. “İrticaya” karşı mücadele etmek için Hıyanet-Vataniyye kanununun birinci maddesi değiştirildi. Mecliste bu kanunlara karşı sert muhalefet olsa da daha önceden her şey planlandığı için kanunların çıkması kolay oldu.  Bütün ülkede başlayan baskı ve şiddetten Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası da (TCF) nasibini aldı. İsyan ile rabıta kurulamamasına karşın Şark İstiklal Mahkemesi, fıkra üyesi Yarbay Fethi Bey’i dolaylı yardımdan, Ankara İstiklal Mahkemesi de, İstanbul şubesi üyesi Salih Başo ve arkadaşlarını da “dini siyasete alet etmek” iddiasıyla mahkum etti. TCF’sını kapatmak için artık gerekçe hazırdı ve 5 Haziran 1925 günü fıkra kapatıldı. Şeyh Sait isyanı, bir tasfiye ve temizlik harekatı için atlama taşı olarak kullanıldı.

Kazım Karabekir hatıratında: Şeyh Sait isyanı başladığı günlerdeki gelişmeleri Ankara Hükümetine raporlarla bildirdiğini, ancak hükümetin bu konuda kayıtsız kaldığını, bu olayları başından beri bildiğini, ama fıkralarını kapatmak için bir bahane olarak kullanmak maksadıyla bu olaya başından müdahale edilmediğini yazar.

Fıkra kapatılmasına rağmen M. Kemal, toplum ve ordu nezdinde itibarlı muhalif paşaların olası teşebbüslerinden endişe eder ve fıkranın kapatılmasını yeterli görmez. Ona göre toplum nezdinde itibarlı olan paşalar iktidarı için tehlike teşkil ediyordu ve itibarsızlaştırılmalıydı. Bu da, hiçbir ilgileri olmamasına rağmen İzmir suikast girişimi davasına katılarak sağlandı.

Hakim sınıflar arasındaki klik çatışmalarında, tasfiye etmek için gerekçe yaratmak her zaman kolay olmaz, ama hazırlık safhasında olan girişimleri maniple edip yönlendirmek çok daha az risklidir. İzmir suikast girişimine de bu pencereden bakmak gerekir. Suikastı planlayanlar olabilir. Bırakın hazırlasınlar. Ajanlarınızı aralarına sokarak yönlendirin ancak planlarını uygulamalarına kesinlikle müsaade etmeyin. Nitekim düşünüldüğü gibi de oldu ve kimsenin burnu kanamadan suikast girişimi açığa çıkarıldı. M. Kemal, ”İstiklal Mahkemeleri” vasıtasıyla suikast girişimini kullanarak ideolojik ve siyasi muhaliflerini, hatta eski ittihatçılar gibi potansiyel muhaliflerini de kanlı bir şekilde, devlet terörüyle acımasızca tasfiye etti.

KAYNAKÇA:

Feridun Kandemir-İzmir suikastının içyüzü.

Rauf Orbay- Hatıratı.

Cavit Bey- Mektupları

Sümer Kılıç-İzmir suikastı.

Ergun Aybars-İzmir suikastı

 

 

 

Tags: Ahmet Hulusi KırımatatürkCumhuriyetizmirizmir suikastımustafa kemal
Previous Post

ŞANSSIZLIK!

Next Post

Üniversite’ye dair tevatür ve gerçek!

Ahmet Hulusi Kırım

Ahmet Hulusi Kırım

1949 doğumlu olup Rize-Ardeşenli Laz milliyetindendir. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu, uzun seneler avukatlık yapti.1980'den itibaren Yeni Demokrasi, Komun, Ogni dergilerinin yayınında sorumluluk aldı. Bu dergilerde ve Halkın Günlüğü gazetesinde yazılar yayınladı. 1980 ve sonrasında sıkıyönetim mahkemeleri ve DGM'lerde devrimcilerin avukatlığını yapmıştır. "Komplo Tarlaları" ve "Tek Ülkede Sosyalizm" isimli kitapları vardır

Yazarın Diğer Yazıları

İzmir’de şafak operasyonu: Meslek Fabrikası’nda tahliye gerilimi
Manşet Haberler

İzmir’de şafak operasyonu: Meslek Fabrikası’nda tahliye gerilimi

06/04/2026
Newroz operasyonları: Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’de çok sayıda gözaltı
Manşet Haberler

Newroz operasyonları: Diyarbakır, İstanbul ve İzmir’de çok sayıda gözaltı

24/03/2026
NEO LİBERALİZM VE EMEKLİLER
Manşet Haberler

NEO LİBERALİZM VE EMEKLİLER

16/03/2026
EMPERYALİZM VE İRAN HALKININ KADERSİZLİĞİ
Manşet Haberler

EMPERYALİZM VE İRAN HALKININ KADERSİZLİĞİ

09/03/2026
PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI
Manşet Haberler

PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI

02/03/2026
GÜNÜMÜZDE SİBER SAVAŞLAR
Manşet Haberler

GÜNÜMÜZDE SİBER SAVAŞLAR

17/02/2026
Next Post
Üniversite’ye dair tevatür ve gerçek!

Üniversite’ye dair tevatür ve gerçek!

Comments 1

  1. Yorumcu says:
    1 ay ago

    Bakın burada düpedüz Atatürk’ü diktatör gösterilerek kendilerince kötülemeye uğraşıyor Türk karşıtı beyin işlevi yetersiz kişiler nedense Atatürk öldükten sonra hortladı bu ne olduğu belirsizler

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

by Banu İmer
18/04/2026
0

Eskiden, Amerika’daki okullara yapılan saldırıları öğrenirdik haber kanallarından. Dehşet içinde izler ama dehşeti yaşamazdık. Bizde böyle şeyler olmadığına şükrederdik belki...

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak ticari gemilere açık olduğunu açıkladı. Donald Trump ise İran’ın boğazı “bir daha...

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

by Sonhaber
18/04/2026
0

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırıların ardından sosyal medyada yayılan tehdit içerikli paylaşımlar üzerine güvenlik birimleri harekete geçti. Bursa ve...

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

by Sonhaber
18/04/2026
0

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 21 Nisan’da Lüksemburg’da gerçekleştirecekleri toplantıda İsrail’e yönelik olası yaptırımları yeniden gündeme alacak. Diplomatik kaynaklara...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik