Müzisyenler Kaderine Terk Ediliyor!

HomeWelt

Müzisyenler Kaderine Terk Ediliyor!

Derya Özmen

Pandemi nedeniyle birçok sektörde olduğu gibi eğlence ve etkinlik sektöründe çalışanlar da seslerini duyuramamaktan şikâyetçi. Eğlence sektöründe çalışan emekçilere Türkiye’nin yanı sıra Almanya’da da sahip çıkılmaması tepki çekiyor ve birçok insan soruna görünürlük kazandırmak için tepkilerini, sosyal medya üzerinden profil resimlerini kırmızı renk yaparak gösteriyor.

Türkiye’de İç İşleri Bakanlığı geçtiğimiz günlerde 81 il valiliğine “umuma açık istirahat ve eğlence yerleri” konulu genelge göndermişti.

Genelgeye göre, Kovid­-19 salgını kapsamında faaliyetleri geçici süreliğine durdurulan ve hâlihazırda kapalı olması gereken bazı gazino, pavyon, diskotek, bar, birahane, taverna veya gece kulüplerinin belediye veya il özel idaresine başvurarak faaliyet konularını değiştirdikleri ya da mevcut ruhsatlarına tali faaliyet alanı işleterek eski faaliyetlerine devam ettiklerinin anlaşıldığı belirtilmişti.

Almanya gibi güçlü ekonomiye sahip bir sosyal devlette bile eğlence sektöründe çalışanların mağduriyetlerinin göz ardı edildiği görülüyor.

Uygulamalar neticesinde eğlence sektöründe çalışanlar da ekonomik olarak büyük bir sıkıntı içerisine girdiklerini birçok kez dile getirdiler. Yanı sıra kamuoyundan da eğlence sektörü çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla kırmızı profil resmi uygulaması başlatıldı.

Biz de, sektör çalışanlarıyla konuşarak yaşadıkları sıkıntıları birebir kendilerinden dinledik.

 

Soner Soyer (Müzisyen –İstanbul-Berlin)

 ‘Müzisyen olduğunu bir belge ile ibraz edemeyen arkadaşlar bu süreçte çok büyük bir mağduriyet yaşadı!’

Tüm dünyada olduğu gibi Almanya’da da Covid–19 salgınından kaynaklı bir dizi yasaklar uygulanmaya konuldu, tedbirler alındı ve birçok yaşam alışkanlığı ne yazık ki değiştirildi.

Ne kadar süreceği belli olmayan bu süreç her gün yeni tedbirleri de beraberinde getiriyor.

Kuşkusuz bu süreç  bir çok sektörü olumsuz etkilerken binlerce insanın işsiz kalmasına sigortasız ve güvencesiz çalışan insanların  da  bir tık daha fazla etkilenmesine  sebep oldu.. Fakat bu süreçte en çok etkilenen ve mağdur olan sektör tabiki eğlence ve turizm sektörü olmuştur..

Ve bu sektörde çalışanlarında başında sanatçılar, solistler, müzisyenler mağdur olmuşlardır…

Bende bir müzisyen olarak Almanya’da bu süreçte müzisyenlerin nasıl etkilendiğini bir kaç cümle ile aktarmaya çalışayım.

Ben yaklaşık 2 yıldır Berlin’de yaşıyorum. Burada hayat hafta içi çalışmaya, hafta sonu ise gezmeye, eğlenmeye ve dinlenmeye odaklı. Dolayısı ile düğünler, konserler, türkü barlar ağırlıklı hafta sonları faal olurdu… Salgınla beraber tam dört ay bütün faaliyetlere son verildi. Düğün salonları, konser salonları, tiyatrolar, cafeler, barlar, aklınıza gelebilecek bütün eğlence mekânları kapatıldı. Ancak restoran, lokanta, dönerciler ve bilumum gastronomi işi yapan birçok işletme çalışma saatleri ve sosyal mesafe korunarak faaliyetlerine devam etti.

Almanya ekonomisi nedeni ile güçlü bir sosyal devlet yapısına sahip, elbette bu süreçte kimseyi mağdur etmemeye çalıştı fakat bildiğim birçok müzisyen bu süreçte hem maddi hem manevi anlamda mağduroldu. Salgından önce yapılmış konser sözleşmeleri vardı, organizasyonlarvardı bunlar hem sanatçılarda hem müzisyenlerde hem de organizatörlerde maddi mağduriyete yol açtı ve devlet bu mağduriyetleri karşılamadı. Düğün salonlarında çalışan müzisyen arkadaşların hiçbiri herhangi bir destek almadı.

Müzisyen olduğunu bir belge ile ibraz edemeyen arkadaşlar bu süreçte çok büyük bir mağduriyet yaşadı. En önemlisi de aylarca işini yapamadı bu insanlar. Sahneye çıkamadı.  Ve bu süreç bütün müzisyenleri youtube mecrasına yöneltti. Herkes sosyal medyadan seyircisi ile buluşmaya moral vermeye moral bulmaya çalıştı. Ve ne yazık ki Almanya’da bir süre daha bu yasaklar devam edecek.

 

Veysel Baki (Müzisyen – İzmir)

 ‘İmkânı olmayan ise açlığa terk edildi…’

Bizler dünyanın en düzensiz en sistemsiz ve sosyal haklarından vazgeçmiş ya da hiç kazanamamış müzisyenler olarak ülkenin en unutulmuş insanlarıyız. Öyle ki SGK bile bize insan gözüyle bakmıyor.. SGK’da sigortanın  ‘’ne başlığı altında para yatırmak istiyorsun’’ dediği zaman müzisyen diye bir kişi yok…!

20 yıldır hayatını müzisyenlikle kazanmış bir insan olarak gördüğüm en kötü süreç diyebilirim.. 20 yıl içinde ülkenin çeşitli yerlerinde deprem oldu. Can kayboldu. Berber dükkânını açtı işini yaptı, baklavacısı tatlısını açtı, ama biz ekmeğimizden ödün verdik. Çalışmadık o günler… Sadece manevi üzüntü dışında para kazanmayarak da ödün verdik. Temel sorun belki ülkedeki yapılan müziği bir eğlence sektöründen ibaret görmektir… Müziğin temel bir ihtiyaç olduğunu algılamayan koltukçuların yarattığı bir bakış açısı… Verdiğimiz ödünlerin hepsi kısa süreli idi ama covid -19 dönemi müzisyenlerin de evrimsel bir süreci oldu. Öyle ki herkes işinden soğudu. İmkanı olan farklı sektörlere bulaştıİmkanı olmayan ise açlığa terk edildi…

Pandemi döneminde her şeye %100 zam geldi. İkinci darbeyi de buradan aldık… En ciddi sorun ise devletin müzisyenler için aldığı ekonomik destek olmadı. 2 çocuk babası olarak Mart ayından beri ekonomik sıkıntıları evlatlarıma yansıtmadan, çevreme yansıtmadan,  süreci kredi kartlarını kes yapıştır yaparak para çevirmeye çalışan bir insan olarak artık müzisyen olmaktan utanmaya başladım.. Çünkü bu ülkede hiçbir zaman yerimiz yokmuş bizi sadece çalgıcı olarak gören bu anlayışa sesleniyorum. Eğer bizi görmezden geliyorsanız utanmadan radyonuzu kapatın müzik dinlemeyin koltuk sevdalıları….

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments