Perşembe, Mayıs 14, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)

Salih Zeki Tombak by Salih Zeki Tombak
12/04/2026
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)
0
SHARES
598
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

1.
Emperyalist ABD ve Siyonist İsrail, sürmekte olan müzakere sürecini sona erdirmeden, 28 Şubat 2026 sabah saatlerinde, İran İslam Cumhuriyeti’nin dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda siyasi/askeri yöneticisinin ölümüne yol açan bir istihbarat operasyonu ve geniş çaplı bir hava taarruzu ile İran’a saldırdı.

Bu başlangıçtan sonra, savaş nasıl seyretti, askeri stratejilerde ne gibi değişimler yaşandı, savaşın bölgede ve dünyada hegemonya mücadelelerine etkisi ne oldu vb. üzerine konuşmaya başlamadan önce; buraya nereden ve nasıl gelindi üzerine hızlı bir özet yapalım. Çünkü pek çok kişi, bu savaşın, ABD Başkanı Trump’ın Mossad tarafından Epstein dosyası üzerinden sıkıştırılması; Trump’ın “akli melekelerinin” yerinde olmaması, Netanyahu’nun savaş çıkartmaya mecbur olması, yoksa yargılanıp hapse gireceği; pek çok Türk milliyetçisi ve “ulusalcı” için “emperyalizmin kurmak istediği Büyük Kürdistan için bir adım daha atması” gibi saçmalıkları analiz veya yorum diye yazıyor, konuşuyor. Sanki emperyalizm uzun vadeli çıkarlarını korumak için uzun vadeli planlamalar yapmaz, sanki ABD’de başkan aklına eseni yapabilir; sanki başkanlar tekelci sermaye gruplarının çıkar ve beklentilerinin, kurumların, kuralların üzerinde bir iradeye sahiptir. Bu yüzden “hızlı özete” ihtiyacımız var.

2.
İkinci Dünya Savaşı henüz bitmeden, savaş sonrasında kapitalist/emperyalist dünyanın üzerinde duracağı kurumsal temeller ve stratejiler ABD öncülüğünde inşa edilmeye başlanmıştı.

1944’de ABD’nin Bretton Woods kasabasında 44 ülkenin katılımıyla bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşmanın üç ayağı vardı. Birinci ayak, “Uluslararası Para Anlaşması” idi. Anlaşmaya göre, bütün ülkelerin ulusal paralarının değerinin kendisine göre belirlendiği bir uluslararası para birimi olarak Amerikan doları tanımlandı. Anlaşmaya göre sadece Amerikan dolarının değeri altına endekslenmiş olacaktı. 1 ons altın 35 dolara eşitlendi. Kim ABD Merkez Bankası’na 35 dolar götürürse, karşılığında 1 ons altın alacaktı.

İkinci anlaşma “Uluslararası Para Fonu”, İMF’nin; üçüncü anlaşma ise Dünya Bankası’nın kuruluşuna dairdi.

Esasen İsrail’in Ortadoğu’da bir devlet olarak kurulması da kurulmakta olan dünya düzeninin ana kolonlarından biri idi. Emperyalist saldırganlığın askeri örgütü olarak NATO ve onun uluslararası paramiliter örgütlenmesi de İsrail’in kuruluşunun (1948) ilanından hemen sonra, 1949’da gerçekleşti.

Uluslararası Para Anlaşması yeterli imzacıya ulaşılınca 1946 yılında yürürlüğe girdi. Ancak 1971’de, Vietnam Savaşı’nın harcamaları ve ABD hükümetinin bütçe açıkları büyüdüğü için, bu arada Charles de Gaulle’ün devlet başkanı olduğu Fransa’nın (ve belki başka ülkelerin de), uçakla dolar gönderip altın talep ederek anlaşmayı test etmesi gibi nedenlerle “dolar karşılığı altın” formülü tıkandı ve ABD Başkanı Richard Nixon Bretton Woods anlaşmasından çıktıklarını ilan etti.

1974’te altın uluslararası piyasalarda para olmaktan çıkıp bir emtia olarak işlem görmeye başladı.
Bu durumda ABD Doları da, diğer ülke paraları gibi, güvene dayalı, “itibari” bir para haline gelebilirdi, ama gelmedi. Önce 1972-1973’te ABD, Suudi Arabistan Krallığıyla, hanedanın “hükümranlığını” koruma karşılığında, petrolün sadece ABD doları ile satılması anlaşması yaptı. Görüldüğü gibi karşılığını ödemek koşuluyla hanedanın iktidarını halka veya komşulara karşı korumak veya “Meşruiyet” sağlamak, eski bir uygulamadır.

1973 yılı, doların petrol ile ilişkisinin güçlendiği yıl oldu. Musevilerin Yom Kippur bayramında gerçekleştiği için “Yom Kippur Savaşı” veya “6 Gün Savaşı” diye tarihe geçen savaşta Mısır ve Suriye ordularının İsrail’i zor duruma soktuğu esnada, ABD İsrail’e açıktan destek verdi ve savaşın yönü değişti. Bunun üzerine, Körfez ülkeleri başta ABD olmak üzere, savaşta İsrail’e destek veren ülkelere petrol ambargosu uyguladılar. Petrolün varil fiyatı bir anda 3 dolardan 12 dolara yükseldi. Petrolü sudan ucuza kullanan batılı ülkelerin, petrol fiyatının %400 artması üzerine ekonomik dengeleri alt üst oldu, borsalarda büyük kayıplar yaşandı.

Bu kriz, önce Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri OAPEC’in, sonra diğer üreticilerin de katılmasıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC’in kurulmasına yol açtı. ABD’nin başarısı ise, OPEC’e petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılmasını, petrol satışının dolarla yapılmasını ve petrol gelirlerinin bankacılık sisteminde dolar cinsinden tutulmasını kabul ettirmek oldu. Böylece doların arkasına dünyadaki bütün petrol ticaretinin desteği konulmuş oldu. Suudi Arabistan uzun süre Amerikan petrol şirketlerinin petrolden asıl kazananlar olmasına itiraz etmedi, edemedi. Ülkesine yatırım yapmak istese; Amerikan Bankacılık sisteminde tuttuğu, kendisine ait parayı kullandırtmayan Amerikan bankaları, “isterseniz kredi çekebilirsiniz” şımarıklığındaydılar.

Suudiler, 1980’de ARAMCO şirketini kamulaştırarak, sistem içi ilişkileri kendi lehlerine dönüştürme yolunda önemli bir adım attı. Sonra da artan gelirleriyle 5 yıllık ekonomik planlar yapmaya ve uygulamaya başladılar.

Petrol ve petrol ticareti ile dolar arasında kurulan bu ilişki sayesinde dolar büyük bir güç kazandı. ABD bir kağıdın üzerine “ABD doları” yazma tekeli sayesinde hiç bir devletin sahip olmadığı bir güçle, dünyanın her tarafından gerçek değeri olan mal ve hizmetleri satın alma imkanına sahip oldu. Neredeyse sonsuz borçlanma imkanını kullandı.

Petrodolar gücü, sadece petrol alışverişinin değil; dünya ticaretinin büyük bölümünün de dolarla yapılmasına, enerji tedariği başta olmak üzere Dünya’daki bütün para hareketlerinin Amerikan bankacılık sistemi üzerinden gerçekleşmesine ve böylece kontrolüne de imkan yarattı. Bu aynı zamanda bir haydutluğun da önünü açtı. Başını ABD’nin çektiği kapitalist emperyalist sistem, ABD Bankacılık sistemi üzerinden. “ambargo” veya “yaptırım” kararı aldık, denilerek, Kaddafi Libya’sının, Rusya’nın, İran’ın sistem içindeki paralarına çökebildi.

Elbette petrol ticareti üzerindeki kontrol gücü, tedarik zincirleri üzerinde de bir kontrol gücüydü.
Ta ki, BRİCS ülkeleri kendi aralarında ulusal paralarıyla ticaret yapmaya; Çin Halk Cumhuriyeti Venezuela, İran ve Suudi Arabistan ile diplomatik ve ticari ilişkilerini güçlendirmeye; başta petrol alış verişi olmak üzere ticari ilişkilerde “Yuan” kullanımını yaygınlaştırmaya başlayıncaya kadar.

 

(*) Mehmet Afif Ersoy’un “Çanakkale Şehitlerine” adlı ölümsüz şiiri “Şu Boğaz Harbi Nedir, Var mı ki dünyada eşi?” diye başlar.
Tags: Salih Zeki Tombak
Previous Post

Bir Gecenin Ötesi: Vicdanın Sahnesi

Next Post

İslamabad öncesi restleşme: ABD-İran görüşmesi kritik eşiğe geldi

Salih Zeki Tombak

Salih Zeki Tombak

1955'te Balıkesir'de bir memur ailesinin 4. çocugu olarak dünyaya geldi. Büyük kardesleri Savaştepe ögretmen okulunu bitirip öğretmen oldular. 1969'da Kuleli Askeri Lisesi'ne katildi. 1975'te siyasi görüşleri nedeniyle Kara Harp Okulu'ndan atıldı. 1976'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine girdi. Behice Boran'ın genel başkanı olduğu Türkiye İşci Partisi'ne katıldı. Partinin her kademesinde ve gençlik örgütünde 12 Eylül darbesinden sonra da devam eden sorumluluklar üstlendi. Darbenin hemen ertesinde Genç Partizan, Komünist ve Fabrika gibi yayınları çıkaranlar arasında yer aldı. 1987'de İktidar Yolu ve 1990'larda açık yayın olarak Fabrika'yı yayınladı. Özgür Gündem ve Özgür Politika'da yazdi. Ertuğrul Kürkçü yönetiminde yayınlanan Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi'nin metin yazarları arasında yer aldı. Her zaman işçi sınıfı içinde, özellikle Zonguldak'ta maden işçileri arasında çalıştı. 2005-2015 arasında Uluslararası SİİRİSTANBUL Şiir Festivali'ni yönetti. Yakın zamana kadar Halkların Demokratik Kongresi Yürütme Kurulu'nda görev aldı. HDK Emekliler ve Yaşlılar Meclisi ile Emek Meclisi'nde çalışmaya devam ediyor. AİHM yargıcı Rıza Türmen'in öncülüğünde kurulan Demokrasi İçin Birlik Koordinasyon Kurulu'nda çalışıyor. Çeşitli dergilerde yayınlanmış yazıları ve TV kanallarında katıldiği programların videolarını Yazportal'da topladı. Yayınlanmıs ikisi şiir, 4 kitabı var.

Yazarın Diğer Yazıları

SÜREÇ NE İDİ, NE OLDU?
Manşet Haberler

SÜREÇ NE İDİ, NE OLDU?

06/05/2026
GÜÇLÜLERİN “KADERİNİ” DEĞİŞTİREN COĞRAFYA
Manşet Haberler

GÜÇLÜLERİN “KADERİNİ” DEĞİŞTİREN COĞRAFYA

23/04/2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3
Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

18/04/2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2
Manşet Haberler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2

12/04/2026
ABD Erdoğan Rejimini; Rejim Türkiye Toplumunu Savaşa Katılmaya Hazırlıyor
Manşet Haberler

ABD Erdoğan Rejimini; Rejim Türkiye Toplumunu Savaşa Katılmaya Hazırlıyor

06/04/2026
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ ÜZERİNE KONUŞACAKSAK…
Manşet Haberler

ERTUĞRUL KÜRKÇÜ ÜZERİNE KONUŞACAKSAK…

15/03/2026
Next Post
İslamabad öncesi restleşme: ABD-İran görüşmesi kritik eşiğe geldi

İslamabad öncesi restleşme: ABD-İran görüşmesi kritik eşiğe geldi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ

KARANLIK DOSYALAR, YARIM KALAN HAYATLAR VE BİR ÜLKENİN VİCDAN TESTİ

by Sarya Özgür
14/05/2026
0

Bir ülkede kadınlar kayboluyor, şüpheli şekilde yaşamını yitiriyor ve aradan geçen zamana rağmen gerçek hâlâ ortaya çıkarılamıyorsa; mesele yalnızca bir...

“Patili anne” sözleri TRT’de kriz yarattı: Ana haber spikeri yayından alındı

“Patili anne” sözleri TRT’de kriz yarattı: Ana haber spikeri yayından alındı

by Sonhaber
11/05/2026
0

Işıl Açıkkar’ın Anneler Günü yayını sırasında yaptığı konuşma sosyal medyada tartışma yarattı. Canlı yayında yaptığı konuşmada kendisini “patili anne” olarak...

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yeni saldırılar: Ölü ve yaralılar var

Ateşkese rağmen İsrail’den Lübnan’a yeni saldırılar: Ölü ve yaralılar var

by Sonhaber
11/05/2026
0

Lübnan’ın güneyindeki çeşitli yerleşim bölgeleri, İsrail ordusunun hava saldırıları ve topçu atışlarının hedefi oldu. Yerel kaynaklardan aktarılan bilgilere göre, saldırılarda...

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor

İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında “siyasal casusluk” davası başlıyor

by Sonhaber
11/05/2026
0

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan “siyasal casusluk” davasında ilk duruşma bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik