Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Yaklaşan Gıda Krizi ve Türkiye

Ahmet Hulusi Kırım by Ahmet Hulusi Kırım
09/09/2024
in Manşet Haberler, Yazarlar
A A
0
Yaklaşan Gıda Krizi ve Türkiye
0
SHARES
624
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Çilekeş dünyamızın insanları, yaklaşan paylaşım savaşının sıkıntısını yaşarken şimdi de en az onun kadar vahim bir gıda krizi çıktı. 2019 yılından beri dünya genelinde artan gıda fiyatları bu sene artık tepe yaptı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle birlikte ise mevcut kriz eşiğe dayanmış durumda.

2007-2008 Dünya Gıda Krizi, dünya çapında gıda fiyatlarındaki yüksek artışlar nedeniyle küresel bir krize dönüşmüş, siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklara, gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde sosyal huzursuzluklara neden olmuştu. Bu krizin nedeni tarım ürünü üreten ülkelerdeki kuraklıklar ve petrol fiyatlarındaki artışlardı.

Dünya Gıda Programı yaklaşık 49 milyon insanın bugün, kritik açlık seviyeleriyle karşı karşıya olduğunu tahmin ediyor. Verilere göre yaklaşık 811 milyon kişi ise her gece yatağa aç giriyor. Açlığın had safhada olduğu Afrika’da tarımda, yenilenebilir su kaynaklarının ancak yüzde 3’ü, Asya’da yüzde 14’ü kullanılabiliyor.

1980’li yıllardan beri süregelen serbest piyasa ekonomisinin ve küreselleşmenin, 90’lı yıllarda tarım ve gıdayı dünya ticaretine dahil etmesi, güçlü sermayeleriyle dünya ticaretini elinde tutan birkaç uluslararası şirketin söz sahibi olduğu bugünkü sistemi getirdi. Şu anda dünyada birkaç şirket ve ülkenin hakimiyetinde olan küresel gıda ticareti, yerel pazarları tehdit etmekte, ülkelerin kendi kendine yetme, tarımı destekleme, kooperatifleşmeyi hızlandırma politikalarını bırakıp ithalata yönelik gıda sistemlerine geçmelerine neden oluyor. İlk anda, pahalı üretmek yerine dışarıdan ucuz almak iyi bir çözüm gibi gelse de, zaman içinde özellikle buğday, mısır, pirinç gibi ana gıda maddelerinin dışarıdan alınması ulusal para birimlerindeki düşüşler nedeniyle zorlaşmaya başladı. Aynı zamanda küçük üreticilerin üretimi bırakmalarına, köyden kente göçün artmasına yol açtı. Tarım toprakları yerleşime açılarak kaybedildi.

Dünyamızı kasıp kavuran gıda sıkıntısı aniden ortaya çıkmış gibi görünse de aslında uzun zamandır bekleniyordu. Bahis konusu sıkıntının temel nedenleri, nüfus artarken ekilen arazi oranının göreceli olarak azalması, sanayileşmiş ülkelerin sebep olduğu iklim değişmesinin kuraklık ve sel gibi değişmeler göstermesi, biyodizel gibi yeni yakıtların mısır ve soya gibi tarımsal ürünlere dayanarak yiyecek maddelerinden elde edilmeye başlanması, fahiş oranlarda artan petrol fiyatlarının nakliyeyi pahalılaştırırken spekülatörlere fiyatlarla oynama fırsatı vermesi, dünyada baş gösteren bölgesel çatışmalar sonucu milyonlarca insan mülteci olurken üreticilikten net tüketici konumuna düşmesi olarak sayılabilir. Bu nedenlerin yanında göreceli artan refah düzeyi ve değişen tüketim alışkanlıkları ile Çin ve Hindistan’dan kaynaklanan tarımsal ürünlere talep artışı da dengeleri, ekolojik dengeyi alt üst ediyor. Bugün Kapitalist sistemin derin ve kronik bir krizi mevcut. Bunun ötesinde ise çok daha büyük bir tehlike olan gıda sıkıntısının ayak sesleri oldukça yakından duyuluyor.

Geçmişte makineleşmeye geçilmesi, daha çok gübre ve tarımsal ilaç kullanımı ile tarımsal üretim bir süreliğine artmıştı. Ne var ki özellikle gelişmekte olan ülkeler bu gelişmenin rehavetine kapılıp artan nüfus ve tüketim eğilimlerini dikkate almadılar. İklim kuşağının değişmesi, kurak bölgelerin artması da buna tuz biber ekti. Tarım ülkeleri uyguladıkları yanlış tarım politikalarıyla sanayileşmiş ülkelerden, ülkemizde olduğu gibi pahalı tohumlar almaya mecbur edildiler. Gen teknolojisinin zararlı/yararlı yönleri ortaya konmadan ve küresel sermayenin insafına terk edilerek, hızla bu konuda ne olduğu belirsiz adımlar atılmaya zorlandı. Bütün insanlık için kuraklık ve hastalıklara uygun tohumlar geliştirilmesi gerekirken, sömürgeci amaçlarla davranıldı. İlaveten, 1980’lerden sonra Dünya Bankasının tarımda vermiş olduğu kredilerin bilinçli olarak ciddi boyutta azaltılmış olması da bugünkü sorunları doğurdu.

 

Türkiye’de Çökertilen Tarım

Yıllardır ülkemizde bilerek ihmal edilen ve çökertilen tarım sektörünün, “dünyada tarımsal açıdan kendi kendine yeten 10 ülkeden biriyiz” sloganının geçmişte kaldığı bir gerçek. Geçmişte tahıl, et, sebze, meyve ihracatçısı olan ülke bugün ithalatçı konumunda. Gıda krizinin yarattığı riskleri ele alan son global rapora göre Türkiye, en ağır risk altındaki ilk 11 ülke arasında yer alıyor. Türkiye, dünyada gıda fiyatları düşerken gıda enflasyonunda birinci sırada. Raporda Türkiye’de gıda zamlarına karşı tüketiciye yönelik ne vergi, ne sosyal koruma, ne de piyasaya yönelik hiçbir adım atılmadığı ortaya konuyor. Tarımsal hasıla bakımından Avrupa’da birinci, dünyada yedinci ülke olmakla övünürken dolar bazında değerlendirildiğinde hasılada düşüş var. Türkiye’nin 2010 yılında tarımsal hasılası 52 milyar 592 milyon dolar iken 2023’e gelindiğinde 42 milyar 517 milyon gerilediği görülüyor.

Tarımda dış ticaret verileri de iç açıcı değil. 1980’li yılların başına kadar kendine yeterli ve net ihracatçı olan Türkiye, tarımın liberasyonu, tarımsal kurumların özelleştirilmesiyle ve ithalatçı politikaya geçişle büyük bir çöküş yaşadı. Tarım dış ticaretinde ihracat 17 milyar dolar, ithalat 16 milyar dolar seviyesinde. Türkiye bugün, tarımsal hammaddelerde ciddi açık veren ve dışa bağımlı bir ülke konumunda.

İMF programları doğrultusunda yapay bir şekilde ucuz tutulan kur sayesinde yapılan ithalat ve ardına kadar açılan gümrük kapıları sonucu tarım sektörü yok oldu. Dünya Bankasının oltada yem olarak attığı 500 milyon dolarlık kredi ile tarımsal yapı bağımlı hale getirildi. Ürün çeşitlendiriyoruz sahtekarlıklarıyla, tekel olduğumuz ürünlerde bile ithalatçı konumuna geriledik. Küresel emperyalist kapitalist sisteme tüm kurumlarıyla eklemlenen ve iliklerine kadar sömürülen ülkenin, zincirlerini kırmadıkça bu sarmaldan kurtulması da mümkün değil.

 

 

Tags: Ahmet Hulusi Kırımgıda kriziKüresel kriz
Previous Post

Annemle Konuşmalar

Next Post

Almanya: “Artık Barışı Tartışma Zamanı Geldi”

Ahmet Hulusi Kırım

Ahmet Hulusi Kırım

1949 doğumlu olup Rize-Ardeşenli Laz milliyetindendir. İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu, uzun seneler avukatlık yapti.1980'den itibaren Yeni Demokrasi, Komun, Ogni dergilerinin yayınında sorumluluk aldı. Bu dergilerde ve Halkın Günlüğü gazetesinde yazılar yayınladı. 1980 ve sonrasında sıkıyönetim mahkemeleri ve DGM'lerde devrimcilerin avukatlığını yapmıştır. "Komplo Tarlaları" ve "Tek Ülkede Sosyalizm" isimli kitapları vardır

Yazarın Diğer Yazıları

IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor
Ekonomi

IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor

09/04/2026
NEO LİBERALİZM VE EMEKLİLER
Manşet Haberler

NEO LİBERALİZM VE EMEKLİLER

16/03/2026
EMPERYALİZM VE İRAN HALKININ KADERSİZLİĞİ
Manşet Haberler

EMPERYALİZM VE İRAN HALKININ KADERSİZLİĞİ

09/03/2026
PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI
Manşet Haberler

PAKİSTAN-AFGANİSTAN’IN VEKALET SAVAŞI

02/03/2026
GÜNÜMÜZDE SİBER SAVAŞLAR
Manşet Haberler

GÜNÜMÜZDE SİBER SAVAŞLAR

17/02/2026
POLONYA YENİLGİSİNİN SOVYET İÇ VE DIŞ POLİTİKASINA ETKİLERİ
Manşet Haberler

POLONYA YENİLGİSİNİN SOVYET İÇ VE DIŞ POLİTİKASINA ETKİLERİ

29/01/2026
Next Post
Almanya: “Artık Barışı Tartışma Zamanı Geldi”

Almanya: “Artık Barışı Tartışma Zamanı Geldi”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

Pusulasız Çocuklar: Karanlıkta Büyüyen Öfke

by Banu İmer
18/04/2026
0

Eskiden, Amerika’daki okullara yapılan saldırıları öğrenirdik haber kanallarından. Dehşet içinde izler ama dehşeti yaşamazdık. Bizde böyle şeyler olmadığına şükrederdik belki...

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

Hürmüz Boğazı açık ama risk bitmedi: Trump “anlaştık” dedi, Tahran’dan uyarı geldi

by Sonhaber
18/04/2026
0

Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın Lübnan-İsrail ateşkesine paralel olarak ticari gemilere açık olduğunu açıkladı. Donald Trump ise İran’ın boğazı “bir daha...

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

Sosyal medyadaki okul saldırısı paylaşımlarına operasyon: Çok sayıda öğrenci gözaltında

by Sonhaber
18/04/2026
0

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullarda yaşanan saldırıların ardından sosyal medyada yayılan tehdit içerikli paylaşımlar üzerine güvenlik birimleri harekete geçti. Bursa ve...

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

AB’de İsrail gündemi yeniden alevlendi: Yaptırımlar masada

by Sonhaber
18/04/2026
0

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 21 Nisan’da Lüksemburg’da gerçekleştirecekleri toplantıda İsrail’e yönelik olası yaptırımları yeniden gündeme alacak. Diplomatik kaynaklara...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik