Nisan ayında Türkiye’nin genelinde etkin olan soğuk hava dalgası nedeniyle, bahar mevsiminde yaşanan “don olayları”nın tarım ürünlerine verdiği zarar, özellikle kayısı, incir, fındık, elma, erik ve vişne gibi meyvelerde hem üreticiyi hem de ekonomiyi ciddi şekilde etkiledi. Ama bu tür zararların telafi edilmesi çok yönlü bir strateji gerektirir. Türkiye özelinde düşünüldüğünde, kısa vadeli telafi önlemleri önem kazanır. Örneğin devlet destekleri ve sigorta, tarım sigortaları kapsamındaki üreticilerin zarar tazminatlarını ödeyebilir. Bu sistemin kapsamı ayrıca acil destek paketleriyle desteklenebilir. Don olayından etkilenen çiftçilere faizsiz kredi, tohum/fidan desteği veya geçici gelir desteği sağlanabilir.
Ayrıca vergi ve borç ertelemeleriyle, zarar gören bölgelerde çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri borçları ertelenebilir. Orta ve uzun vadeli olarak İklim riski yönetimi devreye sokularak tarımsal erken uyarı sistemleri yaygınlaştırılabilir. Çiftçiye don riski oluşmadan önce bilgilendirme yapılabilir. Bu arada
donla mücadele yöntemleri geliştirilerek bahçelerde rüzgar makineleri, don perdeleri, sisleme sistemleri gibi teknik önlemler teşvik edilebilir. Ama en önemlisi, dayanıklı çeşit geliştirilerek, don ve kuraklığa daha dayanıklı meyve türleri ve çeşitleri üzerine Ar-Ge yatırımları artırılabilir. Bir master plan çerçevesinde bölgesel üretim planlaması yapılarak özellikle -ilkbahar donlarının- sık görüldüğü bölgelerde yüksek riskli meyve türleri yerine daha dayanıklı ürünlere yönlendirme yapılabilir.
Rekolte açığını ithalatla dengelemek ise ihracatın zarar görmemesi için kısa vadeli ve kontrollü ithalat devreye sokulabilir. İhracatçı firmalara ürün bulmakta zorlanacakları bu dönemde, özel destek ve teşvik programları masada olmalıdır. Kayısının ve incirin anayurdunda, Tarım ve Orman bakanlıklarının yerel yönetimlerle eşgüdüm içinde olması büyük önem taşımaktadır.
Türkiye, tarımsal üretim açısından dünya genelinde çok önemli bir yere sahiptir. Coğrafi konumu, iklim çeşitliliği ve tarımsal kültürü sayesinde çok çeşitli ürünleri yetiştirebilme potansiyeline sahiptir. En önemlisi de dört mevsimin yaşandığı ülkemizde farklı iklim kuşaklarının bulunması, birçok tarım ürününün yetişmesine olanak sağlar. Örneğin, tarım için elverişli büyük ovalar -Harran, Konya, Gediz, Çukurova gibi- ve verimli topraklar mevcuttur.
Türkiye’de tahıl, baklagiller, meyve-sebze, yağlı tohumlar, pamuk, fındık, çay, tütün gibi çok çeşitli ürünler yetiştirilebilmektedir. Ayrıca zeytin, incir, üzüm, kayısı, narenciye gibi katma değeri yüksek ürünlerde büyük üretim gücüne sahiptir. Türkiye, bazı bölgelerde kuraklık tehdidi yaşasa da genel olarak zengin yeraltı ve yerüstü su kaynaklarına sahip bir ülkedir. Tarımsal ürünlerde örneğin, dünya üretiminin yaklaşık %70’ini kapsayan fındık diğer adıyla Coryllus avellana adlı ürün de dünya klasmanında bir dünya lideridir. Malatya başta olmak üzere Kayısı -Prunus armeniaca- ürününde ise dünya üretiminde ilk sırada yer almaktadır. Yine İncir -Ficus carica- ise özellikle Aydın bölgesiyle birlikte dünya birincisi olarak tanımlanmakta ve Türkiye’de kiraz meyvesi ise yıllara göre durumu değişse de genellikle dünya birincisi ya da ikincisi olarak gözükmektedir.
Üzüm, zeytin, narenciye, elma gibi ürünlerde ilk 5 ürün iç piyasada ziyadesiyle tüketilmekte ve Türkiye’de nüfusun yaklaşık %17’si tarım sektöründe çalışmaktadır.
Tarım, Türkiye ekonomisinde %5-6’lık bir paya sahiptir; ancak kırsal alanlar için çok daha hayati bir sektördür.
Gıda ihracatında tarım ürünlerinin payı yüksektir. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Rusya pazarı hedeflenir.
Sulama sistemleri, mekanizasyon ve dijital tarım uygulamalarında yetersiz kalabiliyor. Kuraklık, don, sel gibi olaylara karşı dayanıklılık artırılmalı. Ürün işleme ve markalaşma eksik. Üretici çoğu zaman ham madde satıyor. Üretim planlaması, pazar analizleri ve çiftçi eğitimi konularında daha fazla yatırım gerekmektedir. Bunun için Türkiye’nin insan potansiyelini tarımda konuşlandırmak ve modernize edilmiş bir tarımda, nitelikli insanlar yetiştirmek, ülkenin geleceğini kurtarmak için birinci hedef olmalıdır.












