Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansından geçen habere göre “mültecileri taşıyan gemi Libya açıklarında alabora oldu, yüz kişi hayatını kaybetti”/ 25.07.2019
Akbaba
Al-Khums`a
Ellerinde siyah çelenkleri ile geldiler
yüzleri asık
gözleri yerdeydi
kadınlar aynı renk fularlı
erkeklerin rozetleri Birleşmiş Milletler-di.
Kıyıdakiler tiksinerek baktılar şişmiş insan morluğuna
yüzü şiş
yüzü mor
yüz mor yüz şiş insan
mezarlık kimsesizleri -tekne battı-nın batanları.
Hamile kadını gördü ikinci sıranın sonunda
“sayıya bir rakam daha eklenmeli“
diye düşündü rozetli
“istatistikler yanlış“
ağrıya benzer bir sızı yaladı geçti bedenini
eliyle sol göğsünü tutarak
“da Vinci* olmasaydı belki de ölmüştüm“.
kolunda siyah yıldız dövmesi olan bir gencin cesedi ilişti gözlerine tam bu sırada
‘herkese emeğine göre
herkese ihtiyacına göre’
sloganları ile
Paris sokaklarında vite vite** diye haykırdığı günü anımsadı
vite vite vite!!!
“topladığımız bunca duygusal yapay zeka verileri
insan ticareti için neden geçerli olmuyor“
kızgındı şimdi.
çelenkler bırakıldı Akdeniz‘e
imam Fatiha’yı okurken
papaz son bir dua daha etti
hümanistler görevlerini yapmanın huzuru içinde
akbabanın kanat sesi duyulmakta
tam tepesinde süzülürken ölülerin
“silahlı egemen devletlerin değil,
halkların birleşmiş milletleri olmalı“ diye bağırdı bir gösterici,
ajanslar hiçbirini geçmedi.
*Da Vinci Robotu: NASA tarafından uzun süre uzayda kalmak zorunda olan astronotların acil durumda uzaktan müdahale ile ameliyat edilmesini sağlamak amacıyla üretilmiş cerrahi robotlardır. Adını “Leonardo Da Vinci” den almıştır. Günümüz tıp alanında kullanılmaktadır ve teknolojinin gelişmesiyle rolü günden güne önem kazanmaktadır.
** vite vite: Fransızca ‘çabuk çabuk’ anlamında.
MADLEEN
Bir kız vardı Gazze’nin kıyısında,
Madleen
– denizin sözüydü- adı.
Babasını alıp götüren kurşunlar,
Onu
balıklarla konuşan Penelope, yapmıṣtı.
Gemisi çıktı engin sulara,
Kırık teknelerden doğan bir isimle;
Yükünde: bebek mamaları, ilaçlar
-bacağı kopmuş bebeğe yedek metal-le
Pandora’nın kutusundan kaçan son umutla!
Karşılarında çelikten leviathanlar,
GPS’i çalan büyülü sisler…
Haritada Ürdün’de gösterdiler onu,
Ama yürekler rotayı biliyordu:
Özgürlüğün limanına!
Greta’nın sesi rüzgâra karıştı,
“Sessiz kalırsak, tarih bizi yargılar!”
On iki Argonaut kürek çekiyor,
Kâhinlerin kehaneti dalgalarda:
“Zulmün zinciri kırılacak!”
Uluslararası sularda vurdular gemiyi,
Kan, denize düşen nar çiçeği kızılı…
Tutsak düştü vicdanın elçileri,
Ama
Feniks dedi: “Küllerimden doğacağım!”
Aktivizmin tutsak edilmesi, direnişin sonu değil, yeni bir direniş çağrısıdır .
Çünkü Madleen’in adı bir sancak,
Dalgalar fısıldıyor onu:
-Tekneni batırsalar da
Sen kalacaksın denizin dilinde
Özgürlüğün Nereid’i!-
Şimdi Akdeniz’in tuzlu suları,
Her köpükte haykırıyor:
“Ey insanlık! Ya bu geminin yanında,
Ya sessizliğin karanlığında kalacaksın!”
Madleen’in şiiri bitmez
Çünkü umut, mitlerin son sığınağı;
Her batışta yeniden doğar,
Zulme karşı
Nuh’un gemisi olur!
—
* Bu şiir, 9 Haziran 2025’te İsrail tarafından uluslararası sularda durdurulan Madleen Yardım Gemisi’nin gerçek hikâyesinden esinlenmiş; mitolojik imgelerle (Penelope, Leviathan, Feniks, Argonaut) insanlık direnişini anlatır. Her mısra, Gazze’ye ulaşamayan yardımların kolektif çığlığıdır.













Sevgili Sibel ne çok acı çekiyoruz