Şiir sadece ayrıntıda falan değil her yerdedir. Ağaçlara bakarken ormanı görmeyenlerden kaçmak lazım, diyen
Sosyal, ekonomik ve siyasal sorunlarla birlikte 2021 yılına girdik. Ama geçen yılın asıl sorunu evlere hepimizi hapseden korona virüs idi. Günlük vaka sayıları ile yatıp günlük vaka sayıları ile uyandık, maskeli bir yıl bitse de durum devam ediyor.
2020 yılı için şiire gidersek Şair Emel İrtem’e göre şiirin neresindeyiz?
Sadece şiir olarak değil de bütün sanatların neresindeyiz demek gerek belki de. Çünkü estetik bir ittifaktır. Bir kargaşanın içindeyiz. İnternetin ne anlama geldiğini yeni yeni fark ediyoruz. Bize seçme şansı mı veriyor yoksa seçeneksizlik mi? İyi şiiri internette yakalayabiliyor muyuz yoksa iyi olanın görünmesini imkânsız hale mi getiriyor bu zemin. Bu sorulardan geçtik artık. Bize şunu söylüyorlar, yazan herkes şair ve yazılanlar şiirdir. Yahut yazmayanlar şair yazılmayanlar da şiirdir. Böylece şair olmama ve şiir yazmama imkansızlığının önüne geçilmiş oluyor. Şu an bu karmaşayı yaratan kasırganın ortasına doğru ilerliyoruz. Bir süre sonra merkeze yakınken hızı düşecek. Ondan sonra da savrulmalar başlayacak. Her şey olup bittikten sonra nerede olduğumuza bakarız. Ama şu an havadayız iyi kötü çirkin fırdöndü savruluyoruz.
Kapalı kaldığımız Mart 2020’dan bu yana, “sosyal medyayı” da göz önünde bulundurarak; şiir hayatın ve insanın neresindedir?
Bir önceki soruda buna kısmen cevap verdim aslında ama kısaca şöyle söyleyeyim sanırım birbirimizin gözüne soktuğumuz her şeyden şiiri kovuyoruz aslında. Sokaktaki şiiri eve zorla kapatınca da hepten yoldan çıktık. Artık insanların evindeki kahve fincanlarının desenini biliyoruz. Şiir sadece ayrıntıda falan değil her yerdedir. Ağaçlara bakarken ormanı görmeyenlerden kaçmak lazım.
Birçok şiir kitabı yayımlandı 2020 yılında da. Bize, okumamızı önereceğiniz ya da sizin dikkatinizden kaçmayan on kitabı sorsaydık, yine izlediğiniz ve özgün bulduğunuz dergi(ler) oldu mu deseydik 2020 yılında, ne derdiniz?
Varlık, Ecinniler, Yeni E, Natama, Şiirden KE, Sadece Şiir okuyabildiklerim. Ulaşabildiklerimden şöyle sıralayabilirim: Hakan Savlı- Kırgın Karnaval’ı çıkardı. Gülce Başer- Gözde Bir Kordon, Derya Çolpan – Ölü Toprağı, Serdar Koçak- Basübadelmevt, Ali Günvar- Soneler, Veysi Erdoğan- Kendimden Biri Değilim, Bircan Çelik- Raylar Yeşil İspinoz, Fergun Özelli – Ayaz Cümle, Osman Serhat Erkekli- Ürperişler Kitabı Hicran Aslan- Tanrı Beni Dansa Kaldırdı, Ömer Asaf Tosun ve Birtürk Özkavak ortak çalışması- Dizelerden Vizöre, Rahmi Emeç- Çekirdek Zaman Durakları … Ayrıca, çevirilerden Mehmet Hakkı Suçin- Yedi Askı Şiirleri, Nazmi Ağıl – William Wordsworth Bir Bulut Gibi, Tamer Gülbek -Wilfred Owen Savaş Şiirleri’ni de anmadan geçmeyeyim.
Yıllarca yalnızlık ve şiir hep ilişkilendirilmişti şairlerce, 2020 yılı için “yalnızlık ve şiir” ilişkisine dair ne dersiniz?
Bugün baş döndürücü olanın baş döndürücü olduğunu anlayabilmek için başkalarının yorumuna ihtiyacımız var. Bunca elektronik aygıtla kutsanmışken yalnızlığımızı fark etmemiz elektriklerin kesilmesine bağlı. Bence yalnızlıkla elektrik arasında bir ilişki var. Şiirin altın ayakları televizyon ve internetin olmadığı yerlerde ve zamanlarda dans etmek için ortaya çıkıyor.
Ödüller, çıkarılan gürültü, yoksulluk, birey olma çabası, özgürlükler vd. kavramlardan da baktığımızda; Şair, şiirin dışında nedir?
Şair bir tasarıdır. Kendi şiiri tarafından tasarlanmıştır. Yani dilden yapılmış bir anı da diyebilirim. Böyle düşünüyorum. Zamanı aşabileceği düşünülebilir. Yazma öncesindeki dünya bilgisi silaha değil kaleme uzanırken tercih ettiği nesneyi aynı zamanda bir yaşam uzantısı olarak da kabullenmiştir. Onunla nefes alır ve ölür. Kodlayarak yazdıklarını gün olur kendisi de çözemez. Böyle olunca şiirden bağımsız olması da imkânsız hale geliyor değil mi? Bu anılar neden yapılmıştır ona bakmak gerek.
Söyleşi: Mazlum Çetinkaya
Emel İrtem kimdir;
25 Temmuz 1969 Eskişehir- Seyitgazi doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı mezunu. İlk şiiri 1990 da İblis dergisinde yayınlandı. 1999’da “Divaneliğe Dönen Pergel” isimli dosyasıyla Orhon Murat Arıburnu Ödülü’nü, 2010 da Uluslararası İstanbul Şiir Festivali ödülünü aldı. Pek çok dergide, gazetede yazı, hikâye, deneme, röportaj ve şiirleriyle yer aldı. Şiirleri başka dillere çevrildi. THD Eskişehir Şube başkanlığı yapmıştır. Sağlık sektöründen emeklidir. Eskişehir’de basılan ve bir sendika dergisi olan SES Dergisinin danışmanlığını yapmaktadır.
Kitapları;
1999- Hera Yayınları/ Divaneliğe Dönen Pergel- Şiir
2005 -Kare Yayınları Şeker Farenin Kitaplığı/ Çocuk Kitabı
2006 – Yitik Ülke Zehirli Rüya / Şiir
2007 – Artshop Yayıncılık/ Marcus’un Lisan-ı Kalbi -Şiir
2009- Artshop Yayıncılık/Zaviyesi Yıkık Gönye- Şiir
2013- İkaros Yayınları/ Seni Seviyem- Şiir
2016- Artshop Yayınları/ Seçme Şiirler – Kağıttan Kapılar- Şiir
2020- Yitik Ülke/ Hu – Şiir











