Büyük bir uğultuyla başlayan, geniş bir coğrafyayı gerçekten yerle bir ederken de yaşamı tüketen büyük bir deprem yaşandı 2023’te. Sabaha karşıydı, hava çok soğuktu, insanlar kan uykudaydı… “Sesimi duyan var mı” sorularına “kurtarın beni/bizi” çığlıkları karışıyordu. Önlem yoktu, devlet yoktu, kurtarmaya gelenler, yıkıntıların arasından çıkabilen -kendilerinden önce- geride kalanlara yardım elini uzatanlardı. Zordu. Gerçekten zordu… Küçük büyük, yaşlı genç, hasta engelli, kadın erkek, şu dinden bu dinden, yoksul varsıl ayırt etmeyen korkunç bir yıkımdı karşılarına çıkan.
Kim duysun sesimizi?
Bizim sesimizi ancak biz duyabiliriz, bizim gibi duyarlılar gelir sesimize. Diğer kentlerde, hatta ülkelerde yaşayanlar işlerini, evlerini çocuklarını bırakıp yardımımıza koştular. Hiçbir şey yoktu, su bile. Soğuk havada korunmak için bir kat giysi yoktu, başımızın üstende çatı –geçtim çatıyı- bir bez bile yoktu. Biliyordu bunu gelenler. Hızla örgütlenip kendilerince kampanyalar düzenleyip en gerekli, en acil ihtiyaçları saptayıp getirdiler imeceyle.
Kızılay çadır satarken, gençler elbirliğiyle hepimize dokundu, en sıcak, en içten, en yalın halleriyle, gülümseyen gözleriyle. Yardım etmek için kazma kürek bulamadılarsa elleriyle enkazları kaldırdı, kendi sırtındaki kabanı enkaz altından çıkana verdi, sırf ısınsın diye. Gözlerimiz teşekkür etti dolarak, sesimiz çıkmıyordu artık. Bunun bir sonu olmalı, bir çözüm bulmalı diye kafa patlattılar ve küçük küçük birlikteliklerle (buna dernek, sendika, platformlar, taraftarlar, okullar, partiler de dâhil) daha geniş bir etki yaşatmak (yaratmak) için kolları sıvadılar. Bizim de güvenimiz geldi, kendimize güveneceğimize inandık ilkin.
İşte, bu dayanışma desteklerinden biri de Talebeyiz Biz Derneğiydi. Deprem sonrası yaşama sırtını dönen, küsen gençlerin kültür-sanata eşit erişimiyle kendilerine geleceklerinin farkındalardı. Nasıl candan, nasıl içten, nasıl sakin ve bir o kadar da kararlıydılar. Bilmediklerini birlikte öğrenmek için bizi de hareketlendirdiler, bildiklerini anlatmak için hiç yüksünmediler. Herkesi ”eşit” gördüler ve herkesle birlikte günler, aylar geçirdiler aynı koşullarda. 2023 yılında kurulmuş bir “Demokratik Kitle Örgütü” Talebeyiz Biz Derneği. Füsun Sayek Sağlık ve Eğitim Geliştirme Derneği ortaklığında, Sivil Toplum için Destek Vakfı, Turkey Mozaik Foundation ve Turkish Philanthropy Funds desteğiyle Sanat Elçileri Projesini hayata geçirdiler.
Sanatın ve dayanışmanın aşkıyla…
Hataylı gençler, şu geçen iki yılda çok yol aldı, çok şey aştı, çok güç kazandı. Travmalarını, yoksunluklarını, duygusallıklarını, hüzünlerini, çaresizliklerini sanatla aştı. En çok çocuklar, en çok kadınlar, en çok öğrenciler, köylü, kentli herkes, dayanışmanın ve sanatın yetkinliğini, sağaltan gücünü deneyimledi.
Sanatın ve kültürün en tam da dayanışmacı gücü taşıdığı bilinciyle kapsayıcı ve katılımcı bir toplum oluşturmak amacıyla… Dayanışmanın, yaratıcı direnişin ve birlikte iyileşmenin mümkün olduğunu gösteren bir çağrı niteliğinde, iki yıl sonra, “hâlâ buradayız” demek için İstanbul’a geldi 20 genç. Tophane’de, Depo’da, 29 tablo, 3 video, 2 heykel, 2 yerleştirme, 5 şiir ve 2 müzik parçasıyla ne kadar sağaldıklarını gösterecekler 26 Nisan’a kadar. Uzmanlarla, deneyimli sanatçılarla, rehberlerle yaşadıklarını unuttu(rdu)kları gibi direnmenin, karşı çıkmanın, itiraz etmenin ne denli büyük ve güçlü bir dayanışma olduğunu gösterdiler.
Yapılması gerekenleri görmek için…
“Deprem değil bina öldürür” sözünü öğrendik, ama binaları nasıl güçlendireceğimizi bilemiyoruz. Dikine değil yatay mimarinin daha doğru olduğu söylense de göğü deliyor binalarımız. Ne kanun var ne yönetmelik; olanların da uygulanmadığını gördük en son yanan otelde… Deprem toplanma alanı diye önerdikleri bina diplerinde enkaz altında kalmamak işten bile değil. …daha çok şey söylenebilir. Ancak sosyal ilişkilerle, kültürel dayanışmalarla, sanatsal çalışmalarla hem ruhumuzu hem geleceğimizi diri tutabiliriz.
Bunun için Tophane’deki Depo’ya gitmek, yapılanlara göz atmak, bunları yapanlarla tanışmak yeterli. Kuşkusuz, sanat ve dayanışma yaşatır.

“Biz Hâlâ Buradayız…”
Sergi
Talebeyiz Biz
Depo/Tütün Deposu (Lüleci Hendek Caddesi 12, Tophane), 6 Şubat -26 Nisan 2025.













Fakat deprem eğitimi alma konusunda inatla red ediyoruz. Kazma/kürek ne zaman kullanilir, bilinçsiz kullanırsak, yıkılmış binanın üzerine çıkarsak kişiyi kurtarmış mi oluruz yoksa sağ çıkabilecek bir insanı sakat hatta ölümüne mi sebep oluruz.