Cumartesi, Nisan 25, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Gidenlerin Ardından (Erhan İnal)

Memet Sönmez by Memet Sönmez
16/10/2021
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yaşam, Yazarlar
A A
1
0
SHARES
205
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail
Memet Sönmez
Ölüm, bazen bir ceza bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur!
Erhan İnal’ın düşündürdükleri.
Dün Mustafa Adak’ı, evvelsi gün Nalan Gürateş’i bugün de değerli dost, güzel arkadaş, iyi yürekli Erhan İnal’ı kaybettik. Onun ölüm haberi dalga dalga sosyal medyada yayılırken ; 12 Eylül 1980 sıkıyönetim mahkemelerinde devrimcileri aslanlar gibi savunan değerli avukatımız Ayhan Soysal ‘ın ölüm haberi geldi. Ne oluyor? Neler oluyor? Çok mu yaşlandık? Ölüm neden dönüp dolaşıp gelip bizleri buluyor? Oysa bizler yaşlanmadık. Hiçbir devrimci yaşlanmaz! Ne demişti şair:
“… Etin buruşmasına başka bir tabir gerek. Zira, yaşlılık kendinden başkasını düşünmemektir…”
Erhan İnal! Bir insan için söylenebilecek en güzel sözler; belki onun için söylenmeli. O, bunu hak etmişti. Devrimi, devrimcileri bir çocuk sevinci ile sevmiş, silahlı savaşı, önce burjuvazi ateş ettiği için sürdürmüştür. Evet, Erhan İnal ‘dan bahsediyorum. “Kardeş” örgüt  saflarında saf tutmuş, silah kuşanmıştı. Uzun yıllar mahpus da yatmıştı. Tanışıklığımız oradan gelir. Hani can ciğer olursunuz ya birileri ile, işte Erhan’ da bizlerin canı, ciğeriydi.  12 Eylül’ ün o zorlu yıllarında 12 yıl süren mahpus hayatını  7 yıl süren işkence dolu günlerini güle oynaya, destansı direnişlerle geçirdi. Hiç çocuksu sevinçlerini, heyecanlarını ve ağlayışlarını yitirmedi. Yitip giden tüm arkadaşlarına gözyaşı dökmüş, üzüntülerini dostlarıyla paylaşmıştı. Son görüşmemizde : “var ya, var ya… (bu sözcükleri çok kullanır) Memet Sönmez, ölüp gidiyoruz. Sende gidenlerin ardından yazıyorsun. Gözüm açık gitmeyecek. Benimle ilgili de yazarsın artık bir şeyler” demişti, gülüşmüştük. Bu sözleri birkaç arkadaştan daha duydum:
“Benimle ilgilide bir yazı yazarsın!”
Ne tuhaf bir istek! Bu sözlerin ardından kedimi kovboy dilimlerinde düello öncesi silahşorların boylarını ölçen tabutçuya benzettirdim. Asıl tuhaf olan buydu. Tabut ne kadar güzel olursa olsun sonuçta bir tabuttu! Ama devrimcilerin hayatları güzeldir ve anlatılmaya, yazılmaya değerdir. Bu gerçek, gene de benden kendileri ile ilgili yazı yazma isteğinin üzerimde yarattığı tuhaf olma hissini değiştirmiyordu. Evet, nerede kalmıştık? Ha hatırladım. Aslında ölümle gülüşüyorduk. Ölüm sırasının kuşak olarak bizlere geldiğini biliyoruz. Sadece ölüm sırasının kimlere geldiğini, hangi arkadaşımızı hangi yerinden ve nerede, ne zaman vuracağını bilmiyoruz ve kabullenemiyoruz. Erhan’ın, Mustafa’nın ölümünü nasıl kabullenelim? Erhan gitti! Ve bir daha asla dönmeyecek. Asla bir daha Mustafa ile sohbet edemeyeceğiz. Nalan ‘ın gözlerine bir daha bakamayacağız. Ölüm! Ne ürkütücü, soğuk bir kelime? İnsanı tarifi zor duygulara sürüklüyor. Oysa içinde yaşadığımız doğa için :
Ölüm, bir elmanın dalından düşmesi kadar doğal ve anlamlıdır.
Matem duyguları nedir bilir misiniz? Matem, yitip giden çok sevdiğin bir insanın ölümü karşısında hissettiklerimizdir. Yitip gitmesi ve asla geri dönmeyeceğini düşünmek insanı derin kederlere, acılara sürükler. Eğer insanın bu acılar karşısında yine de yaşıyor olmasının tek bir açıklaması vardır: o da bağışıklık sistemidir. İnsan, zamanla o hiç bitmeyecekmiş gibi gelen sızıların vücudun ürettiği (psişik) antikorlarla geri püskürtüp, etkisini yitirmesidir? Aksi durumda insan, hatta insanlık kederden ölebilirdi. Bu bilimsel gerçeği doğada sadece insan biliyor ve acısını çekiyor. Ağaç için yere düşen elma, sadece yeni, geri dönüşüm döngüsüdür.
Elma dalından ayrılırken ağaç, çığlık atmaz!
“Ölmek!” diyor Göthe  Genç Werther’in Acıları kitabında. ” Ölmek! Bunun anlamı ne? Ölümden söz ederken rüyada gibiyiz. İnsanları can verirken görmüştüm. Ancak, insan o kadar sınırlı bir çerçeveye hapsedilmiş ki, varlığının başı ve sonuna dair tek bir düşüncesi yok.”
Matem duygusunu sadece ölümler karşısında tatmayız. Birbirini seven iki aşığın ayrılması durumunda da benzer acılar yaşar insan. Acı çeken aslında kimyasal elçilerimizdir. Sevdiğinin kokusu, duruşu, bakışı biz ayrıldığımızda harekete geçer ve içimizde yanık bir yürek sızısı olarak yansır. Bu kimyasal altüst oluş kendisini, özlem olarak gösterir. Özleriz, göremeyince daha çok acı çekeriz. Kimyasal elçilerimiz birbirlerine kaynaşmadığı sürece bu acı sürer gider. İşte matem duygusunun verdiği acı, öteki acılardan bu nedenle ayrılır.
Biz, elmanın yere düştüğünü farkındayız. Elma, bizim acılarımızın farkında mı?
Erhan, Mustafa, Nalan…. Ve daha niceleri benzer acı ve sızılarla bizleri yalnız bıraktı. Ateş önce düştüğü yeri yakarmış, derler. Sevgili çocuklarının, güzel eşinin acılarını tahmin etmek bile istemiyorum. Onlar sadece bir tane, biricik babalarını yitirdiler.
Bizler her gün toprağa verdiğimiz onlarca arkadaşımızdan sadece birini daha yitirmiş olduk. Acımız büyük elbette. Hele bu Erhan gibi iyi bir arkadaşımız olunca bu acı daha da büyük oldu.
Gökten bir elma daha düştü,
Toprağı bol olsun. Filizlenip fidan olsun. Dal olsun. Tatlı elma olsun. Gelip geçenlerin gölgesi, ağzında tat olsun! Vücudunda vitamin, gözlerinde ışıltı aklında sen olsun sevgili Erhan. Bizler mi? Biliyorsun, daha önce yaşadın, tattın bu acıları. Gene de özlemeye, yazmaya, haksızlıklara karşı savaşmaya devam edeceğiz. Buda biz yaşayanların antikoru!
Sevgi ile kal Erhan İnal. ??
Tags: Erhan İnalmemet sönmez
Previous Post

Eski AKP’li vekil Hüsniye Erdoğan’dan zam savunması: Gelmiştir, fakat mini mini gelmiştir

Next Post

Merkel’den Türkiye’ye veda ziyareti

Memet Sönmez

Memet Sönmez

Bir yitik altın kuşak '78 li, sakıncalı vatandaştır. "Konserve" de yaşadı uzun yıllar. Her türlü okulu "konserve" de bitirdi. Bu nedenle "konservetuar" mezunu, alaylıdır. Görsel sanatçı, geri dönüşüm ve tasarımcıdır. Taşınır, taşınmaz eser restoratörüdür. Atık malzeme toplar, onları ahşapla birleştirir. Bir rivayete göre, onlarla konuştuğu, "deli" olduğu söylenir. Eski olanlarla değil, hikayesi olan eskilerle ilgilenir. Her çöpün çöp olmadığını düşünür. Gözü çöplüklerdedir. Onları tasarlarken hikayelerini de yazar. İlk yazılarına, ilk gençlik yıllarında İstanbul, Bakırköy sokak duvarlarına yazmakla başlar. Üzerinde parka, kafasında kapişon, boynunda atkı, yüzünü gizler; yakalanır, inkar eder, üzerine sıçramış boyalara rağmen. Polis de, herkes de onun yazdığını bilir. Ekspertiz den yakayı ele verir. Çünkü hep aynı imla hatasını yapar.

Yazarın Diğer Yazıları

Memet Sönmez’in annesi Nezahat Sönmez hayatını kaybetti
Manşet Haberler

Memet Sönmez’in annesi Nezahat Sönmez hayatını kaybetti

11/08/2024
Bir Pazar Sohbeti
Manşet Haberler

Bir Pazar Sohbeti

22/04/2024
Önce koministleri götürdüler. Sonra Kürtleri …
Manşet Haberler

Önce koministleri götürdüler. Sonra Kürtleri …

04/04/2024
Kral Hâlâ Çıplak!
Manşet

Kral Hâlâ Çıplak!

04/02/2024
“Kral” Çıplak!
Manşet

“Kral” Çıplak!

28/01/2024
Hüseyin Cevahir!
Manşet Haberler

Hüseyin Cevahir!

08/10/2023
Next Post
Almanya Başbakanı Merkel: Daha salgının başındayız

Merkel'den Türkiye'ye veda ziyareti

Comments 1

  1. Ayselduman says:
    4 yıl ago

    ??

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

Gülistan Doku dosyasında kritik gelişme: Savcıdan hastane kayıtları ve SIM kart açıklaması

by Sonhaber
25/04/2026
0

Gülistan Doku soruşturmasında dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Dosyayı yürüten Ebru Cansu, yürütülen incelemelerde yeni verilere ulaşıldığını açıkladı. Cansu, kayıp...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: DİRENİŞ VE DEBELENME

by Ümit Özdemir
25/04/2026
0

Debelenme manşetini MÜSİAD’ın yayın organı Yeni Şafak attı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Ekonomik Programı Çöktü manşeti, MÜSİAD’ın durumdan...

Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı

Türkiye’de faili meçhul alarmı: 75 ilde 638 dosya yeniden açıldı

by Sonhaber
25/04/2026
0

Adalet Bakanlığı, faili meçhul suç dosyalarının yeniden ele alınması amacıyla yeni bir adım attı. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan...

Kadın Olmanın Görünmeyen Yükü

Kadın Olmanın Görünmeyen Yükü

by Sarya Özgür
25/04/2026
0

Bazen beden, insanın kendi evi olmaktan çıkar. Kapı gıcırdar, odalar yabancılaşır, içeride görünmeyen bir fırtına dolaşır. Ne tam adı vardır...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik